Kurban Bayramı yaklaşırken Batı Şeria’nın dağlık bölgelerinde hayvancılıkla uğraşan Filistinli üreticiler, zorlu bir ekonomik ve güvenlik sınavıyla karşı karşıya. Bölgede tırmanışa geçen yasa dışı Yahudi yerleşimci saldırıları, Filistinli besicilerin geleneksel meraları kullanmasını imkansız hale getirerek kurbanlık pazarını adeta felç etti. Özellikle Nablus ve çevresinde hayvancılık, açık arazide özgürce yapılan bir iş olmaktan çıkıp her gün büyük kayıpların yaşandığı tehlikeli bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü.
Ahırlara hapsedilen hayvanlar ve katlanan maliyetler
Nablus’un doğusundaki El-Nassariya köyünde besicilik yapan Akif İştiyye, yerleşimcilerin organize saldırıları nedeniyle hayvanlarını meraya çıkaramadıklarını belirtiyor. Sürekli hale gelen hayvan hırsızlıkları ve tarım ekipmanlarına el konulması, üreticileri sürülerini evlerin yakınındaki kapalı ahırlarda tutmaya zorluyor.
Bu durumun getirdiği ekonomik yüke dikkat çeken İştiyye, şu ifadeleri kullanıyor:
“Hayvanlarimizi içeriye kapatıp kapılarını kilitlemek zorunda kalıyoruz. Çünkü yerleşimciler sürüleri gasp etmeye ve ekipmanlarımızı yağmalamaya başladı. Hayvanları dışarı çıkaramadığımız için tamamen hazır yeme bağımlı hale geldik; bu da bakım maliyetlerini katlayarak belimizi büktü.”
Maliyetlerin hızla yükselmesi, kurbanlık fiyatlarına doğrudan yansırken, Batı Şeria genelindeki kurban pazarlarında da büyük bir durgunluk göze çarpıyor. Vatandaşların düşen alım gücü ve genel ekonomik kriz, bayram öncesi beklenen ticari hareketliliğin yaşanmasını engelliyor. Pazardaki satıcılar, satış hacminin geçen yıllara oranla ciddi derecede gerilediğini ifade ediyor.
Milyonlarca dolarlık zarar ve zorunlu göç tehlikesi
Filistinli bedevilerin ve hedef alınan köylerin haklarını savunan “El-Beyder” örgütünün raporları, krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Verilere göre, İsrail’in tam idari ve güvenlik kontrolü altında tuttuğu “C Bölgesi”nde, özellikle de Kuzey Ağvar (Ürdün Vadisi) bölgesinde sistematik yağma faaliyetleri yürütülüyor.
El-Beyder Örgütü Genel Sorumlusu Hasan Melahat, sadece 2026 yılının ilk yarısında yerleşimciler tarafından Filistinli topluluklardan yaklaşık 7 bin baş hayvanın çalındığını açıkladı. Melahat’ın aktardığı detaylara göre, çalınan hayvanların 5 binini koyunlar, 2 binini ise sığırlar oluşturuyor.
Bu durumun bölge halkı üzerindeki sosyo-ekonomik etkilerini analiz eden Melahat, şunları aktarıyor:
“Bu hırsızlıklar besiciler için milyonlarca dolarlık doğrudan maddi kayıp anlamına geliyor. Ancak mesele sadece finansal değil. Hayvancılık, bu ailelerin en temel gıda ve geçim kaynağı. Güvenliğin ortadan kalkması ve geçim kaynaklarının elinden alınması, insanları köylerini terk ederek kent merkezlerine göç etmeye zorluyor. Bu da bölgedeki demografik yapıyı ve sosyal istikrarı derinden sarsıyor.”
Hem tırmanan güvenlik riskleri hem de küresel ekonomik daralma kıskacında kalan Batı Şeria’daki Filistinli üreticiler, asırlardır sürdürdükleri bu geleneksel mesleği koruyabilmek için uluslararası kamuoyundan ve yetkililerden acil destek bekliyor.

