ABD merkezli Axios sitesinin yayımladığı kapsamlı bir rapor, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının Demokrat Parti içindeki dengeleri sarsmaya devam ettiğini gözler önüne seriyor. Rapora göre, geleneksel olarak Demokrat Parti’ye güçlü destek veren Yahudi seçmenler ve parti içindeki Yahudi figürler, giderek artan bir “dışlanma ve yabancılaşma” duygusuyla karşı karşıya.
Eleştiriler antisemitizme mi dönüşüyor?
Raporda görüşlerine yer verilen uzmanlar, İsrail hükümetinin politikalarına yönelik eleştirilerin, parti içerisinde sınırları aşarak Amerikan Yahudilerini hedef alan antisemitik bir söyleme dönüştüğü endişesini dile getiriyor. Demokrat stratejist Howard Wolfson, bu durumu “Bir zamanlar Yahudileri kucaklayan parti, şimdi onlar için düşmanca bir ortama dönüşüyor” şeklinde tanımlayarak durumun vahametine dikkat çekiyor.
Seçim sonuçlarına etki riski
2028 Başkanlık Seçimleri’ne giden süreçte, bu durumun Pensilvanya, Michigan ve Georgia gibi kritik “salıncak eyaletlerdeki” Yahudi seçmenlerin oy tercihlerini etkileyebileceği öngörülüyor. Geleneksel olarak Demokrat çizgide olan Yahudi seçmenlerin, parti içindeki bu atmosferin sürmesi durumunda siyasi tercihlerini yeniden değerlendirebileceği ifade ediliyor.
Parti içindeki çatlaklar ve tepkiler
Parti içerisindeki ilerici kanadın İsrail’e yönelik sert eleştirileri, antisemitizm kaygılarını besleyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Raporda yer alan bazı dikkat çekici tepkiler şunlar:
- Jared Moskowitz (Demokrat Temsilci): Yahudi Amerikalıların yeniden “korku duymaya başladığını” ve bazı seçmenlerin Demokrat Parti’den uzaklaşmaya başladığını belirtiyor.
- Elissa Slotkin (Michigan Senatörü): Yahudi bağışçılar ile İsrail yanlısı lobiler arasında kurulan bağlantıların, siyasi bir eleştiriden ziyade kimlik ve dini aidiyeti hedef alan bir saldırı olduğunu savunuyor.
- J.B. Pritzker (Illinois Valisi): İsrail hükümetinin politikalarının eleştirilebileceğini ancak bunun asla Yahudilere karşı düşmanca bir söyleme meşruiyet kazandırmaması gerektiğini vurguluyor.
İddialar ve savunmalar
Parti içindeki bazı yetkililer ise, Yahudi seçmenlerin partiden toplu bir şekilde kopuş yaşadığı iddialarının abartılı olduğunu savunuyor. Ram Emanuel gibi isimler, her iki ana partinin de Yahudi toplumuyla ilişkilerinde farklı sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, durumun sadece Demokratlara özgü bir kriz olmadığını öne sürüyor. Bazı eski Biden yönetimi yetkilileri ise, parti içinde İsrail’e yönelik eleştirel tartışmaların meşru olduğunu ancak her türlü antisemitik ifadenin derhal ve net bir şekilde mahkum edilmesi gerektiğini savunuyor.
Parti bünyesinde çalışan Yahudi personel arasında ise, dini kimlikleri nedeniyle sürekli olarak İsrail hükümetinin politikalarını savunmaya zorlandıkları veya bir şekilde bu politikaların sorumlusu gibi gösterildikleri hissiyatının yaygınlaştığı rapor ediliyor. Bu durum, Demokrat Parti’nin “kapsayıcı kimliğinin” Gazze savaşı gölgesinde ciddi bir kimlik kriziyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

