Esed rejimiyle bağlantılı yerel milis liderlerinden biri olan ve askeri istihbarata yakınlığı ile tanınan ‘el-Kasm’ lakaplı Mustafa Kasım el-Masalmeh, Suriye’nin güneydoğusunda yer alan Dera’da öldürüldü.
Masalmeh Dera kırsalında aracına yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu hayatını kaybetti.
Şarku’l Avsat’ın Suriye resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre, rejime bağlı TV haber Kanalı Al-Ikhbariya muhabiri Ahmed el-Masalmeh, SAMA TV muhabiri Firas Ahmed ve rejim güçlerinden 2 unsur, teröristler tarafından yerleştirilmiş bir patlayıcının infilak etmesi sonucu öldü.
SANA haberinde “Patlama, bir uyuşturucu kaçakçılığı operasyonunun engellenmesinden sonra Deraa kırsalındaki eş-Şayah bölgesinden dönerken meydana geldi” ifadelerini kullandı.
Ancak sivil kaynaklar, daha sonra foto-muhabir Ahmed el-Masalmeh’in öldürüldüğünü yalanlarken, ağır yaralandığını ve tedavi altına alındığını belirtti. Kaynaklar, SAMA TV muhabirinin ve Dera’da çok sayıda cinayet ve suikast düzenlemekle suçlanan el-Kasm lakaplı Mustafa Kasım eş-Masalmeh’in öldüğünü doğruladı. Kaynaklara göre Kasm’ın yardımcısı ve sağ kolu olan Rıdvan eş-Şami de ağır yaralandı.
Eş-Şayah bölgesi ve el-Manşiyye Mahallesi, Dera’da gerçekleşen çözümden sonra 2018 yılında askeri istihbarata katılan el-Kasm (30 yaşında) liderliğindeki grup için bir nüfuz alanı olarak görülüyor.
Mustafa Kasım el-Masalmeh’in adı, İmad Ebu Zureyk, Samir Kemal el-Esed ve Vasim Bedi el-Esed’in de aralarında bulunduğu, İran’la bağlantılı bir grup suçlanan milis lideri arasında Suriye’de Captagon ticaretine yönelik İngiliz- Amerikan yaptırım listesinde geçiyordu. Aynı şekilde Captagon konusunda baş şüpheli olarak Suriye Devlet Başkanı’nın kardeşi ve Suriye Ordusu Dördüncü Tümen Komutanı Mahir Esed’in de adı geçiyor. Suriye rejimi, uyuşturucu amfetamin Captagon’u üretmekle ilgili uluslararası suçlamalarla karşı karşıya. İngiltere ve ABD tahminleri, dünyadaki Captagon üretiminin yüzde 80’inin Suriye'den geldiğini gösteriyor.
Daha önce yedi suikast girişimine maruz kalan el-Kasm, Askeri İstihbarat ile işbirliği içinde muhalifleri öldürmek ve uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yapmaktan Dera’daki en önde gelen zanlılardan biri olarak kabul ediliyor.
El-Kasm suikastı, Ürdün sınırında uyuşturucuyla mücadele kampanyasının ilanından yaklaşık bir hafta sonra gerçekleşti. Resmi Suriye medyası, yaptığı açıklamada “Dera vilayetindeki yetkili makamlar, Ürdün sınırı yakınlarında Suriye Arap Ordusu ile ortaklaşa yürüttüğü tarama operasyonunda uyuşturucu ticareti ve kaçakçılığıyla ilgili çok sayıda zanlıyı tutuklayarak, silah ve çok miktarda esrar ele geçirdi” dedi. Açıklamada, uyuşturucu kaçakçılığının ve tanıtımının durdurulması ve olaya karışanların takip edilmesi için ‘tarama operasyonlarının’ devam ettiği belirtildi.
Yerel kaynaklara göre Mustafa el-Masalmeh el-Kasm ve İmad Ebu Zureyk liderliğindeki harekat, isimleri Captagon ticareti yapmakla suçlanarak İngiliz-Amerikan yaptırım listesinde yer almasına rağmen, Dera kırsalındaki eş-Şayah bölgesine odaklandı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), rejimin sınır ötesi ticaretle mücadele konusunda Arap ülkelerine verdiği sözlere bağlı olduğunu göstermeyi amaçlayan kampanyayı ‘bilgilendirici, ama gerçek değil’ olarak nitelendirdi.
Ürdün, geçen Mayıs ayında Suriye toprakları içinde bir askeri saldırı gerçekleştirmişti. Medya organlarına göre İran ile bağlantılı bir uyuşturucu fabrikası imha edildi. Ürdün ayrıca, ‘ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir tehdide karşı önlem almaktan ve Suriye hükümetini uyuşturucu dosyasıyla daha sıkı ilgilenmesi için motive etmekten çekinmediğini’ açıkladı.
Uyuşturucuyla mücadele kapsamında Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, “Suriye’de kaos yaratan ülkeler” olarak nitelendirdiği ülkelere uyuşturucu ticaretinin sorumluluğunu üstlenmeye çağırdı. Esed, Sky News Arabia’ya verdiği röportajda bu ülkelerin isimlerini zikretmedi. Suriye Devlet Başkanı, Suriye’de Kaddafi ve Saddam Hüseyin ile yaşananlar gibi bir terör devleti yaratma senaryoları’ olduğunu ileri sürdü.
Rejimin 2020 yazında ABD tarafından uygulanan Caesar (Sezar) Yasası yaptırımlarını aşabildiğini söyleyen Beşşar Esed, “Sezar Yasasını birçok yönden atlatmayı başardık. O, en büyük engel değildi. Önümüzdeki en büyük engel, altyapının teröristler tarafından tahrip edilmesidir” dedi.
Kaynak: Şarku’l Avsat