İsrail, 9 Eylül 2025 tarihinde Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen bir hava saldırısıyla Hamas’ın üst düzey liderlerine yönelik suikast gerçekleştirdi. Toplantı halindeki Hamas yetkililerinin hedef alındığı operasyonda, Hamas lideri Halil el-Hayya’nın oğlu Hammam ile ofis müdürü Cihad Lubbad da dahil olmak üzere en az altı kişi şehit oldu. Katar İçişleri Bakanlığı, İsrail saldırısında Katar’ın İç Güvenlik Birimi Lekhviya mensubu Saad Muhammed el-Humaidi el-Dosari’nin görev başında yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Bu saldırı, İsrail’in 1970’lerden bu yana yabancı topraklarda gerçekleştirdiği suikastların yeni bir örneği olarak dikkat çekiyor. 1972’de Münih Olimpiyatları saldırısının ardından başlayan suikastlar zincirinde, İsrail birçok Filistinli lideri ve Hamas mensubunu farklı ülkelerde hedef aldı.
Son yıllarda da benzer operasyonlar yaşandı. 2024 yılında İran’ın başkenti Tahran’da Hamas siyasi bürosu başkanı İsmail Haniye suikasta uğradı. Aynı yılın başında Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Hamas’ın üst düzey isimlerinden Salih el-Aruri şehit edildi. 2010’da Dubai’de Hamas mensubu Mahmud el-Mabhu suikast sonucu şehit edildi; bu olay Birleşik Arap Emirlikleri ile İsrail arasında diplomatik krizlere yol açtı.
1997’de Ürdün’de Hamas lideri Halid Meşal’e yönelik başarısız suikast girişimi uluslararası tepki çekmişti. 1980’lerde ve 1970’lerde ise Tunus, Paris, Roma ve Beyrut gibi şehirlerde birçok Filistinli lider suikastlere kurban gitti.
İsrail’in bu tür operasyonları, Hamas ve diğer Filistinli grupların uluslararası arenadaki faaliyetlerini engelleme ve güvenlik tehdidi olarak gördüğü isimleri ortadan kaldırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Ancak bu eylemler, hedef ülkelerle diplomatik krizlere ve bölgesel gerilimlerin artmasına da neden oluyor.
Katar gibi bölgesel bir aktörün topraklarında gerçekleşen bu suikast, Körfez bölgesinde dengeleri ve uluslararası ilişkileri sarsacak yeni bir gelişme olarak yorumlanıyor.

