Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Özgürlük Filosu’na yönelik İsrail müdahalesinin yankıları sürüyor. Uluslararası sularda gerçekleştirilen operasyonun ardından serbest bırakılan ve Yunanistan’ın Girit Adası’na ulaştırılan Avustralyalı aktivistler, İsrail’in uyguladığı şiddete tepki olarak açlık grevine başladıklarını duyurdu.
Savaş gemisinde “yüzer hapishane” iddiası
Filo katılımcılarından Ethan Floyd, Niamh O’Connor ve Zac Schofield, yaptıkları ortak açıklamada, gözaltında tutuldukları iki gün boyunca sistematik bir kötü muameleye maruz kaldıklarını belirtti. Aktivistler, İsrail’e ait bir askeri geminin güvertesine yerleştirilen, etrafı dikenli tellerle çevrili konteynerlerde alıkonulduklarını ifade ederek burayı bir “yüzer hapishane” olarak tanımladı.
Aktivistlerden Zac Schofield, İsrail askerlerinin silahsız sivillere karşı orantısız güç kullandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Askerler aktivistleri tüfek dipçikleri, coplar, el ve ayaklarıyla darp etti. Çok yakın mesafeden plastik mermiyle vurulan insanlar gördüm. Amerikalı bir arkadaşım defalarca tekmelendiğini anlattı. Oturduğum yerin yakınına iki ses bombası atıldı; yüzümde patlamaması için son anda eğilmek zorunda kaldım.”
“Halk aç bırakılırken yemek yemeyeceğiz”
Açlık grevi kararını bir video mesajla duyuran aktivistler, İsrail’in Gazze halkını sistematik olarak açlığa mahkum etmesini protesto etmek amacıyla, İsrail kaynaklı hiçbir gıdayı kabul etmeyeceklerini belirtti. Yunan makamları, filoda yer alan 175 aktivistten 31’inin Girit’teki hastanelerde tedavi altına alındığını doğrularken, yaklaşık 60 aktivist ise İstanbul’a ulaştı.
İki aktivist halen İsrail’de tutuluyor
Öte yandan, İspanyol vatandaşı Saif Ebu Keşk ve Brezilyalı Tiago Avila’nın durumu belirsizliğini koruyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, bu iki ismin “soruşturma” amacıyla İsrail’e nakledildiğini, diğer aktivistlerin ise Yunanistan’a sınır dışı edildiğini açıkladı. İspanya hükümeti, Abu Keşk’in derhal serbest bırakılmasını talep ederken; aralarında Türkiye, Pakistan ve İspanya’nın da bulunduğu yaklaşık 10 ülke, yayınladıkları ortak bildiride İsrail’in uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiğini vurguladı.
Arka plan: Uluslararası hukuk ve deniz ablukası
Uluslararası hukuk normlarına göre, açık denizlerde seyreden sivil gemilere askeri müdahalede bulunulması “seyrüsefer serbestisi” ilkesinin ihlali olarak değerlendiriliyor. İsrail ise Gazze’ye yönelik deniz ablukasının güvenliğini gerekçe göstererek bu müdahaleleri savunuyor. 2010 yılındaki benzer bir girişimde yaşanan can kayıpları, uluslararası alanda uzun yıllar süren hukuki ve diplomatik krizlere yol açmıştı.

