Kudüs’te radikal Yahudi grupların Mescid-i Aksa üzerindeki baskıları yeni bir boyuta ulaştı. Kendilerini “Haram Şerif” veya “Tapınak Grupları” olarak adlandıran kuruluşlar, önümüzdeki Perşembe akşamı, Kudüs’ün doğu yakasının 1967’de işgal edilmesinin yıl dönümü münasebetiyle kutsal mabede büyük çaplı baskınlar düzenlemeyi planlıyor.
Ben Gvir’e “kapıları aç” baskısı
Sosyal medya üzerinden örgütlenen radikal gruplar, destekçilerinden İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in ofisini doğrudan aramalarını istedi. Normal şartlarda gayrimüslimlerin girişine kapalı olan akşam ve gece saatlerinde Mescid-i Aksa’nın baskınlara açılması için siyasi baskı kurulması hedefleniyor. Yapılan paylaşımlarda, Kudüs Günü’nün bu yıl Cuma gününe denk gelmesi nedeniyle Perşembe gecesinin “ibadet hakkı” için vazgeçilmez olduğu iddia ediliyor.
İsrail Meclisi (Knesset) üyesi Amit Halevi de bu çağrılara destek vererek, Kudüs Günü’nde Mescid-i Aksa üzerinde tam egemenlik kurulması ve Yahudi yerleşimcilerin alanı kısıtlamasız kullanması gerektiğini savundu.
Mevcut statüko tehlikede
Bölgedeki siyasi gözlemciler, bu tür girişimlerin Mescid-i Aksa üzerindeki “tarihi statükoyu” tamamen ortadan kaldırmayı amaçladığına dikkat çekiyor. Filistin yönetimi ve dini kurumlar, Mescid-i Aksa’nın zaman ve mekan olarak bölünmesi çabalarının bölgedeki tansiyonu öngörülemez bir seviyeye çıkaracağı konusunda uyarıyor.
Arka plan: Kudüs Günü ve Bayrak Yürüyüşü
Her yıl İbrani takvimine göre kutlanan Kudüs Günü, Doğu Kudüs’ün işgalinin simgesi olarak kabul ediliyor. Bu gün kapsamında düzenlenen “Bayrak Yürüyüşü” ve Mescid-i Aksa baskınları, Müslüman mahallelerinde provokatif sloganlar atılmasına ve her yıl Filistinli gençler ile İsrail polisi arasında şiddetli çatışmalar yaşanmasına neden oluyor. Kutsal mekanların korunmasına yönelik uluslararası anlaşmalar, Mescid-i Aksa’nın yönetiminin Ürdün Vakıflar İdaresi’nde kalmasını öngörse de İsrail emniyet güçlerinin koruması altındaki baskınlar bu yetkiyi fiilen kısıtlıyor.

