Gazze’de faaliyet gösteren finans kuruluşlarının son dönemde vatandaşlara ait hesapları dondurma kararı, bölgedeki ekonomik dengeleri sarsmaya devam ediyor. Ekonomi uzmanı Ahmet Ebu Kamer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yaşananların sadece “teknik bir bankacılık prosedürü” olmadığını vurguladı. Ebu Kamer’e göre bu durum, maliyetin tamamen vatandaşa yüklendiği yeni bir finansal sistem tasarısının parçası olarak öne çıkıyor.
Bölgedeki nakit likidite sıkıntısının had safhaya ulaştığı bir dönemde gelen bu kısıtlamalar, günlük ekonomik döngüyü felç etme riski taşıyor. Uzmanlar, Gazze halkının nakit yetersizliği nedeniyle neredeyse tamamen banka hesaplarına bağımlı hale geldiğini belirtiyor. Dolayısıyla, hesapların dondurulması sadece bir bankacılık hizmetinin durması değil; tüketim, ticaret ve maaş ödemelerinin de tamamen kesilmesi anlamına geliyor.
Uluslararası denetim ve dijital dönüşüm baskısı
Bankaların bu kararları bağımsız bir şekilde almadığına dikkat çeken Ebu Kamer, bu sürecin uluslararası denetim ağları ve Filistin Para Otoritesi’nin uyum politikalarıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. Öte yandan, nakit kullanımının azaltılarak dijital ekonomiye geçişin zorlandığı bu süreçte, toplumun bu denli hızlı bir değişime uyum sağlayacak kapasitesinin bulunmadığı vurgulanıyor.
Güven kaybı kayıt dışı ekonomiyi tetikliyor
Banka hesaplarının dondurulma gerekçelerindeki şeffaflık eksikliği, halkın bankacılık sistemine olan güvenini de ciddi şekilde zedeliyor. Bu durumun doğal bir sonucu olarak vatandaşların alternatif ve kayıt dışı ekonomik kanallara yöneldiği gözlemleniyor. Sonuç olarak, mali düzenleme amacı taşıyan bu politikalar, Gazze’nin kırılgan ekonomisinde öngörülemeyen bir kaosa ve sosyal bir krize kapı aralıyor.

