Dünya genelinden kutsal topraklara gelen yüz binlerce Müslüman, pazartesi günü sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Suudi Arabistan’ın batısında yer alan Mina bölgesine doğru ilerlemeye başladı. Zilhicce ayının sekizinci gününe denk gelen bu başlangıç, İslam dünyasındaki en büyük manevi yolculuklardan birini resmen başlattı. Suudi yetkililer, sivil ve lojistik altyapıyı tamamen devreye sokarak ibadetlerin sorunsuz bir şekilde eda edilmesi amacıyla sahada benzeri görülmemiş önlemler aldı.
Kutsal mekanlar arasındaki ilk istasyon kabul edilen Mina ovalarında geçirilen süre boyunca, Terviye Günü ritüelleri yerine getiriliyor.
Mina’da manevi hazırlık ve ibadet
Hacılar, altı gün sürecek olan bu büyük ibadet maratonunun ilk gününde Hz. Muhammed’in sünnetine uyarak Mina’da zaman geçiriyor. İsmini geçmiş dönemlerde hacıların çöl şartlarında yanlarına su stoklamalarından (terviye edilmek) alan bu özel günde, kitleler tamamen manevi arınmaya odaklanıyor. Alanı dolduran sivil topluluklar gün boyunca telbiye getirerek dua, zikir ve tefekkürle vakit geçiriyor.
Mina sınırları içerisinde öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah olmak üzere beş vakit namaz, birleştirilmeden ancak seferilik hükmü gereği kısaltılarak kılınıyor. Hacılar geceyi bu vadideki çadırlarda geçirdikten sonra, haccın en büyük rüknü olan Arafat vakfesi için salı günü güneşin doğuşuyla birlikte yola çıkacak.
Kutsal vadinin tarihi ve coğrafi önemi
Coğrafi olarak Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa gibi kutsal mekanların korunduğu İslam coğrafyasının kalbi Mekke ile Müzdelife arasında yer alan Mina, Mescid-i Haram’ın yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda bulunuyor. Kuzey ve güney yönlerden sarp dağlarla çevrili olan 16.8 kilometrekarelik bu vadi, yılın sadece hac döneminde insan yerleşimine açılıyor. Tarihçiler, “Mina” kelimesinin kurban edilen hayvanların kanlarının akıtılması (emna) fiilinden türediğini belirtiyor. Resmi belgelere göre ise ismin, Hz. Adem’in bu vadide cenneti arzulaması (temenni) düşüncesine dayandığı aktarılıyor.
Dini tarih açısından büyük öneme sahip olan Mina; Hz. İbrahim’in şeytanı taşladığı, Hz. İsmail’in kurban edilmekten kurtulduğu ve kurban ibadetinin temellerinin atıldığı yerdir. Ayrıca bölge, hacıların bayram günlerinde taşlama ritüelini gerçekleştirdiği üç büyük şeytan taşlama sütununa (cemarat) ev sahipliği yapıyor. İslam tarihinin dönüm noktalarından olan ve Medineli Müslümanların Hz. Muhammed’e bağlılık sözü verdiği Birinci ve İkinci Akabe Biatları da bu tarihi vadinin sınırları içerisinde gerçekleşti.

