Filistin Siyasal Araştırmalar Merkezi tarafından yayımlanan kapsamlı rapora göre, İsrail ordusu son yılların en derin yapısal kriziyle karşı karşıya kaldı. “İsrail ordusunun bütçesel erozyonu ve askerlik krizi” başlıklı çalışmada, güvenlik doktrininin temel taşı olan “halk ordusu” modelinin ciddi bir tehdit altında olduğu vurgulandı.
150 milyar şekellik mali enkaz
Çalışma, Gazze ve Lübnan cephelerinde yürütülen uzun soluklu savaşların yanı sıra İran ile yaşanan doğrudan çatışmaların ordu bütçesinde telafisi zor bir tahribat yarattığını ortaya koydu. Askeri harcamaların 150 milyar şekeli aşması, operasyonel maliyetlerin karşılanmasında ve yedek kuvvetlerin masraflarının karşılanmasında devasa bir açık oluşturdu.
Personel açığı ve yedeklerin tükenişi
İnsan kaynağı konusunda da alarm zilleri çalıyor. Ordudaki zorunlu hizmet kadrolarında yaklaşık 12 bin kişilik açık bulunduğu belirtilirken, bu durum yedek kuvvetler üzerinde ağır bir yük teşkil ediyor. Yedek askerlerin yıllık 100 günden fazla hizmet vermeye zorlanması, hem toplumsal yapıyı hem de ülke ekonomisini sürdürülemez bir noktaya sürüklüyor.
Haridim krizi ve 2027 tahmini
Raporda, “Haridim” olarak bilinen ultra-ortodoks Yahudilerin orduya katılımı konusundaki iç siyasi çatışmaların artık varoluşsal bir güvenlik problemine dönüştüğü ifade edildi. Bu krizin, 2027 yılı itibarıyla yedek ordu sistemini tamamen çöküşün eşiğine getirebileceği tahmin ediliyor.
Gelecek projeksiyonlarına göre İsrail yönetimi, uzun süreli ve maliyetli kara operasyonlarını sürdürmekte zorlanacak. Bu durumun Tel Aviv’i, hava gücüne daha fazla ağırlık vermeye ve ABD’nin askeri desteğine olan bağımlılığını artırmaya zorlaması bekleniyor.

