Cenin, Nablus, Beytüllahim ve El-Halil hedefte: İsrail binlerce yeni konut planlıyor
Orta Doğu

Cenin, Nablus, Beytüllahim ve El-Halil hedefte: İsrail binlerce yeni konut planlıyor

Filistin “Duvar ve Yerleşimle Mücadele Konseyi” tarafından paylaşılan bilgilere göre, işgal yönetimi Batı Şeria’daki kolonileşme faaliyetlerini hızlandırmak için çarşamba günü kritik bir oturum gerçekleştirecek. Söz konusu plan, 2721 yeni yerleşim biriminin inşasını içeriyor.

Planın Hedefindeki Bölgeler

Onaylanması beklenen projeler, Batı Şeria’nın stratejik noktalarında yoğunlaşıyor:

  • Beytüllahim: Batı yakasındaki “Giv’ot” yerleşiminde 1006 yeni konut. (Bu bölge, Mart 2025’te ayrı bir yerleşim birimi statüsü kazanmıştı.)
  • Nablus: “Har Bracha” yerleşiminde 922 yeni konut.
  • Cenin: Batısındaki “Mevo Dotan” yerleşiminde 455 yeni konut.
  • El-Halil: “Kiryat Arba” yerleşiminde 234 yeni konut.

“Sinsi İlhak” Politikası ve Coğrafi Bölünme

Konsey, sadece yeni konutların değil, aynı zamanda yerleşim yerlerinin sınırlarını genişleten ve arazi kullanım statülerini değiştiren yapısal düzenlemelerin de görüşüleceğini vurguluyor.

Bu hamlenin temel amaçları şu şekilde sıralanıyor:

  • Coğrafi Kopukluk: Filistin kasaba ve köyleri arasındaki ulaşım akslarını keserek, Filistinlilerin toprak bütünlüğünü tamamen yok etmek.
  • Kalıcı Varlık: Yerleşim yerlerini hukuki ve planlama açısından “bağımsız ve kalıcı şehirler” haline getirerek, gelecekteki herhangi bir çözüm ihtimalini ortadan kaldırmak.
  • Zorla İlhak: “Sinsi ilhak” (creeping annexation) olarak adlandırılan stratejiyle, uluslararası tepkileri minimize ederek sahadaki işgali geri dönülemez bir noktaya taşımak.

Yerleşim Tablosunun Vahameti

30 Mart tarihli verilere göre Batı Şeria’daki yerleşim tablosu şu ürkütücü boyuta ulaşmış durumda:

Kategori Sayı
Toplam Yerleşim ve Karakol 542
Resmi Yerleşim Birimi 192
Yerleşimci Karakolu (Outpost) 350
Toplam Yerleşimci Sayısı 780 binden fazla

Not: 165’ten fazla karakolun 7 Ekim 2023’ten sonra, 59’unun ise sadece 2025 yılı içerisinde kurulmuş olması, bölgedeki işgal hızının ne kadar yükseldiğini gözler önüne seriyor.

Bu planların hayata geçirilmesi, Filistinlilerin topraklarına erişimini daha da kısıtlayacak ve bölgedeki güvenlik gerilimini daha da tırmandıracak bir “yıkım” politikası olarak değerlendiriliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir