İsrail'de 'kesin zafer' tartışması: Anlaşma mutlak yenilgi
Orta Doğu

İsrail’de ‘kesin zafer’ tartışması: Anlaşma mutlak yenilgi

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında şekillenen yeni diplomatik yakınlaşma ve imza aşamasına gelen anlaşma, İsrail askeri ve strateji uzmanları arasında şok etkisi yarattı. İsrailli uzmanlar, mevcut anlaşma metninin Tel Aviv yönetimi için tam bir fiyasko olduğunu savunurken, hükümetin son üç yıldır propaganda malzemesi yaptığı “mutlak zafer” söyleminin sahada “mutlak bir başarısızlığa” dönüştüğünü vurguluyor.

İsrail medyasında geniş yankı uyandıran analizlerde, askeri başarıların diplomatik bir stratejiyle taçlandırılamamasının bedeline dikkat çekiliyor. Uzmanlar, Tel Aviv’in bölgesel politikalarında yaşadığı tıkanıklığı sert sözlerle eleştiriyor.

“Siyasi Yenilgi Askeri Başarıların Önüne Geçti”

Maariv gazetesinin askeri editörü Ben Caspit, Hamas, Hizbullah ve İran’a karşı sahada elde edilen askeri kazanımlara rağmen, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun dış politikada tamamen Donald Trump’a bağımlı bir strateji izlediğini belirtti. Caspit, “Netanyahu bizi çok tehlikeli bir siyasi yenilgiye sürükledi. Altın fırsatları kaçırdık ve gelecekte de bizi takip edecek tehditleri ortadan kaldıramadık. Siyasi yenilgi, askeri başarıları gölgede bıraktı” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı gazetede yazan askeri analist Avi Ashkenazi de Caspit’in görüşlerine katılarak, masadan İran’ın tartışmasız en büyük kazanan olarak çıktığını ifade etti. Ashkenazi, durumu şu sözlerle özetledi:

“Aynaya bakıp bu savaştan nasıl bu kadar saf dışı kaldığımızı görmemiz gerekiyor. İsrail büyük bir siyasi başarısızlık yaşarken, İran balistik füze geliştirmeye devam edecek ve zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını elinde tutmayı başaracak. Bu başarısızlığın ciddi sonuçları olacak; İran, Körfez’in bir numaralı gücü haline gelecek.”

“Trump ile Ortaklığın Bedelini Ödüyoruz”

Kanal 13 askeri muhabiri Alon Ben-David ise ABD Başkanı Donald Trump ile kurulan ortaklığın İsrail’e ağır bir fatura çıkardığını savundu. Ben-David, sözde zaferin tehlikeli bir caydırıcılık denklemine dönüştüğünü belirterek, “Trump ile olan ortaklığın bedelini ödemeye başladık. Şu an bu ortaklıktan bir kazanç bulmak çok zor. Dünyanın en büyük gücünü İran’a karşı bizimle savaşmaya ikna ettik ancak günün sonunda karşımızda daha güçlü ve daha cesur bir İran bulduk” dedi.

Ben-David ayrıca, Lübnan sınırında oluşturulan güvenli şeridin kuzeydeki yerleşim yerlerine asgari düzeyde bile güvenlik sağlamadığını ve İsrail’in kuzey cephesinde hiçbir sonuç alınamayacak uzun, yıpratıcı bir savaşın içinde kalacağını sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir