İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in desteğiyle artan Mescid-i Aksa’da bir sinagog inşa etme çağrıları, sadece aşırılıkçı grupların söylemleriyle sınırlı kalmayıp sahada organize bir plana dönüşüyor. Safed Hahamı Şmuel Eliyahu, Aksa’da bir sinagog inşa edilmesinin “tapınağın inşası için başlangıç noktası” olduğunu savunarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve bakanları harekete geçmeye çağırdı.
Ben-Gvir’den “statüko” itirafı
Bakan Ben-Gvir, Mescid-i Aksa’daki mevcut durumu değiştirmekle övünerek şu ifadeleri kullandı:
- “Artık ibadetlere, eğilmelere, danslara ve dini şarkılara izin veriliyor.”
- Haham Eliyahu’ya hitaben, “Yakında bir sinagog da olacak, hahamın istediği de bu.” diyerek hedeflerini açıkça ortaya koydu.
Organize değişim ve “fiili işgal”
Kudüs Uluslararası Merkezi Başkanı Hasan Hatır, gelinen aşamanın artık sadece bir “istek” değil, sahada uygulanan planlı bir devlet politikası olduğunu vurguluyor:
- Yönetime el konulması: İsrail’in İslami Vakıflar Dairesi’nin yetkilerine fiilen el koyduğu, Aksa’nın iç yönetimine dair en ufak detaylara bile müdahale edildiği belirtiliyor.
- Bakım engeli: Vakıfların, İsrail polisinden onay almadan Aksa içinde basit bakım çalışmalarını bile gerçekleştiremediği ifade ediliyor.
- Mekânsal kuşatma: Aksa’nın doğu meydanının atık ve moloz yığınlarıyla dolu bırakıldığı, bu durumun hem mabedin görüntüsünü bozduğu hem de bölgeye hakimiyet kurma stratejisinin bir parçası olduğu vurgulanıyor.
“Sadece bina eksik”
Uzmanlara göre, bölgedeki yerleşimciler her gün Mağribliler Kapısı’ndan girip dini ritüellerini gerçekleştirdikleri için, söz konusu alan pratikte zaten bir sinagoga dönüşmüş durumda. Hatır, eksik olan tek şeyin sembolik bir yapı veya kubbe olduğunu ifade ederek, durumun ciddiyetine dikkat çekiyor.
Bölgesel infial uyarısı
Hatır, bu adımların sadece dini bir yapı inşa etmekle sınırlı kalmayıp, bölgeyi “İbrahimî dinler” projesi adı altında normalleştirme ve direniş ruhunu yok etme hedefi taşıdığını belirtiyor. Uzmanlar, Mescid-i Aksa içinde resmi bir sinagog girişimi veya ilanı durumunda Kudüs ve tüm bölgede şiddetli bir patlamanın kaçınılmaz olduğu konusunda uyarıyor.

