ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının üzerinden bir ay geçmesine rağmen, İran füzeleri İsrail’i hedef almaya devam ediyor. İsrail ordusu önleyici füze stoklarının tükendiği iddialarını reddetse de, savunma analistleri savaşın mühimmatı (özellikle uzun menzilli füzeleri) çok yüksek bir hızla erittiği konusunda hemfikir.
İsrail’in hava savunma mimarisi, farklı irtifalardaki tehditlere yanıt veren “çok katmanlı” bir yapıya dayanıyor:
-
Arrow-2 ve Arrow-3 (Ok): Atmosfer dışındaki balistik füzeleri önlemek için tasarlandı.
-
THAAD (ABD yapımı): Atmosfer içi ve dışı balistik füzeleri engelliyor.
-
Davud’un Sapanı (David’s Sling): Orta menzilli tehditler için kullanılıyor.
-
Demir Kubbe (Iron Dome): Alçak irtifa roketleri ve topçu mermilerini durduruyor.
İsrailli savunma teknolojileri grubu TSG’nin başkanı Tuğgeneral Benny Jungman, %92’lik bir önleme oranının olağanüstü olduğunu savunuyor. Ancak İsrail ordusunun verilerine göre, 28 Şubat’ta patlak veren savaştan bu yana İran 550’den fazla balistik füze fırlattı ve hava savunmasını aşan füzeler nedeniyle şu ana kadar 22 İsrailli hayatını kaybetti.
Mühimmat krizi ve endüstriyel darboğaz
Amerikan Semafor haber sitesi ve Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu RUSI’nin (Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü) analizleri, İsrail’in ciddi bir lojistik sınav verdiğini gösteriyor.
RUSI’ye göre savaşın ilk 16 gününde ABD, İsrail ve müttefikleri 26 milyar dolar maliyetle 11 bin 294 adet taarruz ve savunma mühimmatı kullandı. Raporda dikkat çeken en kritik veri, İsrail’in savaş öncesi Arrow füzesi stoklarının %81,33’ünün halihazırda tükendiği ve içinde bulunduğumuz Mart ayı sonu itibarıyla bu stokların tamamen sıfırlanabileceği yönünde.
ABD ordusundan Yarbay Jahara Matisek, bu durumun sadece maddi değil, tamamen endüstriyel ve tedarik zinciriyle ilgili bir gerçeklik olduğunu vurguluyor. Savunma sanayisindeki uzun üretim süreleri, test kapasitelerinin sınırlılığı ve alt yüklenici problemleri, karmaşık füzelerin üretim hatlarının istenilen esneklikte çalışmasını engelliyor.
Teknik arızalar ve Dimona riski
Stokları koruma çabası, sahada teknik riskleri de beraberinde getiriyor. İsrail ordusu, geçtiğimiz cumartesi günü Dimona ve Arad kentlerine düşen iki İran füzesini durduramayan “Davud’un Sapanı” sisteminde teknik bir arıza olduğunu kabul etti. İsrail merkezli Calcalist gazetesi, ordunun daha pahalı ve stratejik olan Arrow füzelerini korumak için menzili daha kısa olan Davud’un Sapanı’nı kullanmayı tercih ettiğini yazdı. Bu hamle, stratejik nükleer araştırma merkezine ev sahipliği yapan Dimona için büyük bir güvenlik açığı yarattı.
Singapur Orta Doğu Enstitüsü’nden araştırmacı Jean-Loup Samaan’a göre İsrail’in önünde üç zorlu seçenek bulunuyor:
-
Eksiklikleri gizlemek için savunma sistemlerini karma bir şekilde kullanmak.
-
Boş alanlara düşecek füzeleri veya İHA’ları bilerek engellememek.
-
Savunma kaynakları tamamen tükenmeden önce İran’ın kapasitesini yok etmek için askeri baskıyı artırmak.


