Zirve, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in ‘devletleri devirmek için kararlı bir savaş yürütenlere karşı zafer’ elde edebilmek için ‘farklılıkların aşılması ve yeniden birleşme’ çağrısında bulunduğu konuşması ile açıldı.

Cezayir’in Arap ülkeleri arasındaki anlaşmazlıkların çözümüne katkıda bulunduğunu vurgulayan Said, “Bu zirveyi ‘Ortak Arap eylemini güçlendirmeye yönelik vizyonları yeniden birleştirme’ sloganı altına koymak, Arap Birliği’ne karşı bir görev duygusuyla birlikte yaşadıklarımız ve mevcut duruma neden olan sebeplerin üstesinden gelmemiz gerektiği anlamına geliyor” dedi.

Şark’ul Avsat‘ın haberine göre Tunus Cumhurbaşkanı, “Filistinlilerin hakkının geri verilmesi ve başkenti Kudüs olan özgür, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması dışında hiçbir barış veya uyum yoktur” ifadelerini de kullandı.

Said, konuşmasının ardından oturumun başkanlığını Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’a devretti.

Tebbun konuşmasında, “Arap dünyası modern tarihinde hiçbir zaman şimdi olduğu kadar zor bir aşama görmemiştir. Bölgede gıda güvenliği tehlikesi de mevcut. Ortak çıkarlarımızı koruyan yenilmez bir Arap ekonomik bloğunu inşa etmeliyiz” dedi.

Filistin devletinin uluslararası örgüte tam üye olması için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na çağrıda bulunan Tebbun, “Cezayir, Filistin’e tam üyelik talebinde bulunmak için bu hayati talebi BM’ye iletmeye tamamen hazırdır” diye ekledi.

AA-20221101-29320929-29320926-CEZAYIRDE_31INCI_ARAP_BIRLIGI_ZIRVESI

Tebbun, Arap devletlerini Filistin davasını desteklemek için bir Arap iletişim ve koordinasyon komitesi kurmaya da çağırdı.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt ise konuşmasında şunları söyledi;

“Arap ülkelerinin krizlerini, yüklerle dolu ve diğer acil meselelerle meşgul uluslararası bir toplumun omuzlarına yüklemek artık kabul edilemez. Arap iradesi, tüm gücünü toplarsa Arap krizlerini çözmek için aktif olarak müdahale edebilir. Arap Birliği sizin iradenizin sonucudur ve hareket etme kabiliyeti, devletler tarafından kendisine verilen desteğin ve yetkinin miktarına bağlıdır. İrade toplanırsa ve gerekli fikir birliğine varılırsa, hareket edebileceğinden eminim.”

Suriye’deki gelişmelerin öncü bir Arap çabasına ihtiyacı olduğunu vurgulayan Ebu Gayt, “Libya’ya gelince, yakın gelecekte seçimlerin yapılmasının önündeki engellerin aşılabilmesi için tüm Libyalı tarafların mümkün olan Arap yardımı ile daha fazla esnekliğe ihtiyacı olduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

Ebu Gayt Yemen konusunda ise şunları söyledi:

“Husiler hala kol geziyor, ancak meşru hükümeti ve Yemen halkını tüm gücümüzle desteklemeye devam edeceğiz. Yemen’deki güncel gelişmeler, Arap meselesi üzerindeki olumsuz, hatta yıkıcı bölgesel etkinin en çarpıcı örneklerinden biridir.”

Kahramanca Filistin direnişini güçlendirmenin ve bu önemli konuyu savunmanın her Arap için bir görev olduğunun altını çizen Ebu Gayt şu ifadelerle devam etti;

“İşgalcinin soğukkanlılıkla uyguladığı baskı ve öldürme politikaları nedeniyle işgal altındaki topraklarda yaşanan gerilimi hepimiz izliyoruz. En kötüsüne işaret eden bir tırmanış. Ne yazık ki dünya iki devletli çözümü sadece izliyor ve sadece söylemle savunuyor.”

Arap mutabakatının işgali sona erdirmenin ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurmanın bir yolu olarak hala iki devletli çözüme bağlı olduğunu söyleyen Ebu Gayt, “Bunu yapmanın bilinen referanslara ve uluslararası hukuka dayalı ciddi bir barış sürecini başlatmaktan başka bir yolunu görmüyoruz” ifadelerini kullandı.

AA-20221101-29320929-29320928-CEZAYIRDE_31INCI_ARAP_BIRLIGI_ZIRVESI