Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, işgal altındaki Batı Şeria’da yaşanan insan hakları ihlallerinin arkasındaki kurumsal iş birliğini gözler önüne serdi. BM Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komisyonu, İsrail makamlarının, Filistinli sivillere yönelik radikal Yahudi yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen şiddet, baskı ve zorunlu göç (tehcir) eylemlerine doğrudan dahil olduğunu tescilledi.
Şiddet, devlet politikasının bir parçası olarak kullanılıyor
Cenevre merkezli komisyonun salı günü yayımladığı kapsamlı raporda, Filistinli sivillerin sistematik ve kasıtlı olarak çok ağır insan hakları ihlallerine maruz kaldığı vurgulandı. Raporda, yasa dışı yerleşimcilerin düzenlediği ve can kayıplarına, fiziksel ya da psikolojik yaralanmalara yol açan saldırıların arkasında doğrudan İsrail resmi kurumlarının desteği olduğu aktarıldı.
Soruşturma heyeti, yerleşimci şiddetinin münferit olaylar olmadığını, aksine İsrail’in stratejik hedeflerine hizmet eden bir mekanizma olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Yerleşimcilerin Batı Şeria’da uyguladığı şiddet, yalnızca İsrail devlet politikalarının yürütülmesinde bir araç işlevi görmüyor; aynı zamanda toprakların yasa dışı şekilde ilhak edilmesi, işgalin kalıcı hale getirilmesi ve Filistinlilerin öz topraklarından sürülmesi gibi stratejik amaçlara doğrudan hizmet ediyor.”
Kadınlar ve kız çocukları hedefte
Yayımlanan raporda, yerleşimcilerin uyguladığı taciz, baskı ve yıldırma politikasından en çok Filistinli kadınlar ile kız çocuklarının etkilendiğine dikkat çekildi. Yaşanan sistematik baskılar nedeniyle kadınların günlük sosyal aktivitelerinin kısıtlandığı, okul ve iş yeri gibi kamusal alanlara erişimlerinin ise ciddi şekilde engellendiği belgelendi.
“İsrail suça ortak olmayı bırakmalı”
Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar, Batı Şeria’da tırmanan yerleşimci terörünün tesadüf olmadığını belirterek İsrail hükümetine şu çağrıda bulundu:
- Doğrudan Destek: “Bu şiddet sarmalı, failleri koruyan, bu eylemlere göz yuman ve destekleyen resmi İsrail politikalarının doğrudan bir sonucudur.”
- Koruma Sorumluluğu: “İsrail yönetimi bu şiddeti desteklemekten derhal vazgeçmeli ve bölgedeki kolluk kuvvetlerinin Filistinli sivil nüfusu korumasını güvence altına almalıdır.”
Söz konusu kritik rapor, 15 Haziran’da Cenevre’de başlayacak olan BM İnsan Hakları Konseyi’nin 62. Oturumu’nda resmi olarak dünya kamuoyuna sunulacak ve uluslararası liderlerin masasına gelecek.

