Batı Şeria ve Kudüs’te faaliyetlerini artıran yerleşimciler, Filistinli toplulukları hedef alan sistemli bir saldırı dalgası başlattı. Gün içerisinde Kuzey Ürdün Vadisi’nden Nablus’a, Ramallah’tan Kudüs’e kadar geniş bir hatta gerçekleştirilen saldırılarda çok sayıda kişi darbedildi ve tarım arazileri tahrip edildi.
Yaralıya müdahaleye engel
Kuzey Ürdün Vadisi’ndeki Harbet er-Ras el-Ahmar bölgesinde yaşayan Filistinli sivillere yönelik gerçekleştirilen saldırıda bir kişi yaralandı. Filistin Kızılayı, saldırıya uğrayan kişiye ulaşmaya çalışan sağlık ekiplerinin yerleşimciler tarafından engellendiğini duyurdu. Bölgedeki gerilim, yerleşimcilerin “İhliya el-Ağvar” derneği üyeleri ile beraberlerindeki yabancı aktivistleri alıkoyması ve araçlarına el koymasıyla daha da tırmandı. Yerleşimcilerin bir kişiye biber gazı ile müdahale ettiği ve iki genci daha sonra işgal güçlerine teslim ettiği bildirildi.
Yerleşim birimleri için arazi gasbı
Saldırılar yalnızca bireyleri değil, Filistinlilerin topraklarını da hedef alıyor. Ramallah’ın Sincil ve Tayyibe beldelerinde, yerleşimcilere ait iş makineleri çok sayıda tarım arazisini yerle bir etti. Söz konusu tahribatın, mevcut yerleşim birimlerini genişletmek ve Filistinli çiftçilerin topraklarına erişimini tamamen kesmek amacıyla yapıldığı belirtiliyor.
Korku ve yıldırma politikası
Kudüs’ün doğusundaki Han el-Ahmer yakınlarında bulunan “el-Mehtuş” bedevi yerleşimi de yerleşimcilerin hedefindeydi. Bedevi haklarını savunma örgütü “el-Baydar”, yerleşimcilerin evlerin çevresinde provokatif şekilde dolaşarak bölge halkı, özellikle de kadınlar ve çocuklar üzerinde ciddi bir korku ve panik ortamı yarattığını kaydetti.
Nablus’un güneyindeki Avarta kasabasında da benzer bir senaryo yaşandı; yerleşimciler kasabaya baskın düzenleyerek sivillere fiziksel saldırıda bulundu. Uzmanlar, bu saldırıların temel amacının Filistinli toplulukları yerinden ederek bölgedeki yerleşimci hakimiyetini pekiştirmek olduğunu vurguluyor.

