Su ve Çevre Kalitesi Kurumu, Mühendisler Odası, Filistin Üniversitesi ve belediyeler birliği iş birliğiyle, Gazze’deki çevresel yıkımı masaya yatıran özel bir bilimsel gün gerçekleştirildi. “Gazze’de Yıkım: Mevcut Zorluklar ve Sürdürülebilir İyileşme Fırsatları” başlığıyla düzenlenen etkinlikte, bölgedeki ekolojik felaketin boyutları detaylı bir şekilde analiz edildi.
Çevresel yıkımın boyutları tartışıldı
Uzmanlar, bilimsel gün kapsamında sundukları bildirilerde Gazze’nin dört bir yanındaki çevresel altyapının uğradığı tahribatı ortaya koydu. Tartışılan temel başlıklar arasında şunlar yer aldı:
- Savaş kalıntıları: Enkaz yönetimi ve savaş atıklarının çevreye verdiği kalıcı zararlar.
- Tarım ve su: Tarımsal alanların yok edilmesi, su kaynaklarının kirlenmesi ve kanalizasyon altyapısının çöküşü.
- Sağlık riski: Tıbbi atıkların yönetimi ve katı atık birikiminin yarattığı halk sağlığı tehditleri.
- Deniz ekosistemi: Deniz kirliliğinin artışı ve balıkçılık sektörünün yaşadığı kayıplar.
- Vektörle mücadele: Haşere ve kemirgen istilasının yayılma riskleri.
“21. yüzyılın en büyük çevre felaketlerinden biri”
Su ve Çevre Kalitesi Kurumu Başkanı Münir el-Berş, Gazze’nin modern tarihte eşi benzeri görülmemiş bir yıkımla karşı karşıya olduğunu vurguladı. El-Berş, “Gazze, 21. yüzyılın tanık olduğu en büyük çevre felaketlerinden birine ev sahipliği yapıyor; bölgenin büyük bir kısmı ekolojik ve sağlık açısından afet bölgesi ilan edilmiş durumda” değerlendirmesinde bulundu.
Acil eylem ve iyileşme çağrısı
Bilimsel günün sonunda uzmanlar ve yetkililer, bir an önce hayata geçirilmesi gereken stratejik önerilerde bulundu:
- Atık yönetimi: Savaş atıklarının temizlenmesi ve yönetilmesi için acil eylem planı başlatılmalı.
- Altyapı öncelikleri: Kanalizasyon ve su altyapısının onarımı için gerekli ekipmanların girişine izin verecek geçiş kapıları açılmalı.
- Tıbbi atık: Tehlikeli tıbbi atıkların güvenli imhası için acil programlar uygulanmalı.
- Farkındalık: Yerinden edilmiş insanların yaşadığı kamplarda hastalıkların yayılmasını önlemek için geniş çaplı hijyen ve çevre bilinci kampanyaları yürütülmeli.
Yetkililer, Gazze’nin yaşanabilir bir çevreye kavuşması için hem yerel hem de uluslararası düzeyde finansal ve teknik desteğin şart olduğunu belirterek, sürdürülebilir kalkınma projelerinin bir an önce desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

