Lübnan Hizbullahı, Güney Lübnan’da İsrail ordusuna ait askeri noktalara yönelik geniş kapsamlı bir askeri operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu. Açıklamada, operasyonun 17 Nisan 2026 tarihinde ilan edilen ateşkesin ihlal edilmesine bir “misilleme” olduğu vurgulandı. İHA’lar (insansız hava araçları) ve topçu atışlarının kullanıldığı saldırılarda, İsrail ordusuna ait stratejik hedeflerin vurulduğu belirtildi.
Operasyonun Detayları ve Hedefler
Hizbullah kaynakları, bölgede gerçekleştirdikleri operasyonların oldukça yoğun olduğunu ve İsrail’in askeri kapasitesini doğrudan hedef aldığını bildirdi. Açıklanan bilgilere göre saldırıların bilançosu şu şekilde:
- Zırhlı Araçlar: Kalat eş-Şukif (Beaufort Kalesi) yakınlarında iki Merkava tankı “Ebabil” tipi kamikaze İHA’lar ile imha edildi.
- İkmal Araçları: Yahmar el-Şukif çevresinde bir “Namer” zırhlı aracı ve bir “Hemet” lojistik aracı yine aynı İHA modeliyle hedef alınarak vuruldu.
- Askeri Yığınaklar: Hiyam şehri, Raşaf beldesi ve Zutar el-Şarkiye’nin doğu kırsalındaki İsrail asker toplanma alanları, İHA sürüleri ve roket atışlarıyla ateş altına alındı.
Sahadaki Gerginlik Tırmanıyor
Hizbullah, ayrıca Raşaf’tan Hadata’ya doğru ilerlemeye çalışan bir İsrail birliğinin topçu ateşiyle püskürtüldüğünü ve geri çekilmek zorunda bırakıldığını belirtti. Kuzeydeki Birkat el-Merc bölgesi de roket saldırılarının hedefi oldu. İsrail tarafı ise operasyonlara hava saldırıları ve topçu bombardımanlarıyla karşılık vermeye devam ediyor.
Ateşkes İhlalleri ve İnsani Bilanço
Bölgedeki çatışmalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın girişimiyle 17 Nisan 2026 tarihinde ilan edilen ateşkesin fiilen askıya alındığını gösteriyor. Taraflar birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçlarken, Lübnan sahasındaki şiddet döngüsü hız kesmeden sürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, çatışmaların insani maliyetini gözler önüne seriyor. 2 Mart 2026 tarihinden bu yana devam eden İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 516’ya, yaralananların sayısı ise 10 bin 674’e ulaştı. Taraflar arasındaki gerilimin diplomatik yollarla çözülememesi, bölgedeki endişeyi her geçen gün daha da artırıyor.

