Lübnan’daki direniş güçleri, İsrail ordusunun ateşkesi ihlal ederek sivillere, evlere ve köylere yönelik gerçekleştirdiği saldırılara karşılık olarak 6 Haziran 2026 itibarıyla kapsamlı bir askeri yanıt başlattı. Yapılan resmi açıklamada, İsrail’in askeri yığınaklarına ve sınır hattındaki unsurlarına yönelik 32 farklı operasyonun başarıyla icra edildiği bildirildi.
Kritik mevziler hedef alındı
Operasyonlar, kamikaze İHA’lar (İnsansız Hava Aracı), yoğun füze atışları ve topçu ateşi desteğiyle yürütüldü. Harekatın öne çıkan noktaları şunlar oldu:
- Kal’at eş-Şakif (Beaufort Kalesi) Çevresi: Bölgedeki İsrail askeri yığınakları ve zırhlı araçları, kamikaze İHA sürüleri ve özel nitelikli füzelerle hedef alındı. Operasyonlar sırasında bir “Merkava” tankının tam isabetle vurulduğu ve bölgedeki bir binaya sığınan İsrail kuvvetlerinin doğrudan hedef alındığı rapor edildi.
- Gunduriye ve El-Kantara: Gunduriye’nin doğu sınırlarına sızmaya çalışan bir İsrail birliğine pusu kuruldu. Patlayıcı düzeneklerin kullanıldığı çatışmada düşman unsurların ağır kayıplar verdiği, geri çekilmek zorunda kaldıkları ve bölgenin yoğun ateş altına alındığı belirtildi. El-Kantara’daki bir iletişim aracı ve “Namira” tipi zırhlı araç ise “Ebabil” tipi kamikaze İHA’larla imha edildi.
- Topçu Mevzileri: Adise kasabasında yeni kurulan İsrail topçu bataryaları, kamikaze İHA saldırısıyla etkisiz hale getirildi.
Hava savunma hamlesi
Saha operasyonlarının yanı sıra, direniş güçleri İsrail’in “Hermes 450 – Zik” tipi gelişmiş insansız hava araçlarına karşı da harekete geçti. Batı Bekaa, Zehrani ve Şarkiye bölgeleri üzerinde uçuş yapan bu araçlar, karadan havaya füzelerle hedef alınarak bölgeyi terk etmeye zorlandı.
“Müdafaa hakkımızı kullanıyoruz”
Direnişten yapılan açıklamada, bu geniş çaplı operasyonların “Lübnan halkını ve topraklarını savunma hakkı” kapsamında gerçekleştirildiği vurgulandı. İsrail’in ateşkesi sürekli ihlal etmesi ve sivillere yönelik saldırılarını sürdürmesi üzerine başlatılan bu karşı hamlelerin, düşmanın bölgedeki geri çekilme veya konumlanma süreçlerini doğrudan etkilediği ifade ediliyor.

