İsrail basınında yer alan habere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun uluslararası ilişkiler danışmanı Caroline Glick, Gazze Şeridi’ndeki Filistinli nüfusun başka ülkelere nakledilmesi planını hayata geçirmek için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Habere göre Glick, bu kapsamda Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland ile temasa geçti, ancak bu girişimlerinden somut bir sonuç alamadı.
“Gazze Rivierası” ve tehcir planı
Glick’in yürüttüğü bu çalışmaların, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz yıl dile getirdiği ve Gazze’nin boşaltılarak yeniden yapılandırılmasını öngören “Gazze Rivierası” projesinin bir parçası olduğu belirtiliyor. Ele geçirilen belgeler, Glick’in Trump’ın vizyonunu pratik bir çalışma programına dönüştürmek için hem İsrail hem de ABD’deki bağlantılarını kullandığını gösteriyor. Caroline Glick, Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başında Netanyahu’nun Beyaz Saray ziyareti öncesinde bu kritik göreve getirilmişti.
Gönüllü göç ofisi kuruldu
Haberde ayrıca, İsrail hükümetinin Mart 2025’te Gazzelilerin seyahat kısıtlamalarını esnetme kararı aldığı ve Savunma Bakanlığı bünyesinde “Gönüllü Göç Ofisi” adıyla bir birim oluşturduğu bilgisi paylaşıldı. Bu ofisin temel amacının, Filistinlilerin üçüncü ülkelere taşınmasını teşvik etmek olduğu ifade edilirken, birimin faaliyetleri hakkındaki detaylar gizli tutuluyor.
Gazze’de insani bilanço ağırlaşıyor
2007 yılından bu yana abluka altında tutulan Gazze Şeridi’nde, 7 Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl süren yoğun çatışmaların ardından ulaşılan ateşkes mutabakatına rağmen insani dram devam ediyor. Yaklaşık 2,4 milyon nüfuslu bölgede:
- Can Kaybı: 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 172 binden fazla kişi yaralandı.
- Barınma Krizi: 1,5 milyon Filistinli evsiz kalarak sığınma kamplarında yaşam mücadelesi veriyor.
- Temel İhtiyaçlar: İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle gıda, ilaç ve tıbbi malzeme girişi halen yeterli seviyeye ulaşmış değil.
Uluslararası toplumun tepkisine rağmen yürütülen bu tehcir planları, bölgedeki demografik yapıyı değiştirme girişimi olarak nitelendiriliyor.


