İran ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki savaşın durdurulması için yürütülen mekik diplomasisinde kritik bir gelişme yaşandı. Tahran yönetimi, barış müzakereleri kapsamında hazırladığı nihai taslak metni dün arabulucu Pakistan makamlarına teslim etti. Pakistanlı yetkililer, güncellenmiş bu metnin Washington’a ulaştırıldığını doğrularken, bir anlaşmaya varılması konusunda önceki dönemlere göre daha umutlu olduklarını bildirdi.
Müzakerelerde nükleer dosya düğümü
Tahran’ın bir önceki teklifinde; savaşın durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere açılmasını önceliklendirdiği, nükleer faaliyetlerin ise ancak kalıcı ateşkes sonrası görüşülmesini önerdiği biliniyordu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın bu yaklaşımı reddetmesi üzerine, Washington kanadından karşı bir hamle geldi. ABD Özel Elçisi Steve Witkoff tarafından iletilen talepler listesinde, nükleer başlığın anlaşmanın merkezinde yer alması ve müzakereler sürerken İran’ın zenginleştirilmiş uranyum transferini durdurması şart koşuluyor.
Karşılıklı tehditler ve diplomatik trafik
Diplomatik kanallarda bu trafik yaşanırken, sahada gerilim devam ediyor. İran Devrim Muhafızları’ndan üst düzey bir yetkili, ABD’nin olası yeni saldırılarına karşı “uzun süreli ve acı verici” karşılık verecekleri tehdidinde bulundu. Eş zamanlı olarak Başkan Trump’ın, İran’ı masaya zorlamak amacıyla yeni askeri operasyon planları hakkında bilgilendirildiği iddia ediliyor.
Sürecin arka planı
28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiği çatışmaların ardından, 8 Nisan’da taraflar arasında ateşkes ilan edilmişti. Pakistan’ın ev sahipliğinde yürütülen görüşmelerde somut bir sonuç alınamamasına rağmen, İslamabad’ın talebiyle uzatılan هدنة (ateşkes) süreci, bu yeni teklifle birlikte barış için son bir şans olarak görülüyor.


