Filistinli esir kuruluşları, Dünya İşçi Bayramı vesilesiyle yayımladıkları raporda, İsrail’in Filistinli işçilere karşı yürüttüğü sistematik hak ihlallerini dünya gündemine taşıdı. 7 Ekim’den bu yana tırmanan baskıların, işçileri doğrudan hedef alan bir cezalandırma ve mülksüzleştirme politikasına dönüştüğü vurgulandı.
Uluslararası hukuk hiçe sayılıyor
Hazırlanan raporda, binlerce işçinin hukuki bir dayanak olmaksızın alıkonulduğu, gözaltı merkezlerinde ağır işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı ifade edildi. Kuruluşlar, bu uygulamaların Cenevre Sözleşmeleri ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’ni açıkça ihlal ettiğini belirterek; yaşananların “insanlığa karşı suç” ve “savaş suçu” kapsamına girdiğinin altını çizdi.
Ekonomik ve fiziksel kuşatma
İsrail makamlarının, Filistinli işçileri “izin belgesi eksikliği” gibi bahanelerle gözaltına alarak hem ekonomik olarak çökertmeyi hem de toplumsal iradeyi kırmayı hedeflediği belirtiliyor. Raporda, işçilerin sadece hürriyetlerinden yoksun bırakılmadığı, aynı zamanda çalışma ve insanca yaşama haklarının da ellerinden alındığı ifade edildi.
Dünyaya hesap sorma çağrısı
Filistinli sivil toplum kuruluşları, uluslararası toplumu ve yargı organlarını İsrail’in bu politikalarına karşı somut adımlar atmaya çağırdı. Yapılan açıklamada, sessiz kalmanın suça ortaklık anlamına geldiği vurgulanırken, sorumluların uluslararası mahkemelerde yargılanması ve Filistin halkı için acil koruma mekanizmalarının devreye sokulması talep edildi.


