Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, dördüncü yılında karşılıklı hava taarruzlarıyla yeni bir boyuta taşındı. Hafta sonu boyunca süren operasyonlarda her iki taraf da yüzlerce insansız hava aracı (İHA) ve balistik füze kullandı. Ukrayna ordusu, Rusya’nın enerji ihracatında kullandığı stratejik tankerleri hedef alırken, Rus güçleri Ukrayna genelinde geniş çaplı bir hava saldırısı düzenledi. Saha raporlarına göre saldırılar sonucunda her iki tarafta da sivil kayıplar ve ciddi altyapı hasarları meydana geldi.
Ukrayna’dan “gölge filo” operasyonu
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı girişinde Rusya’nın “gölge filosu”na ait iki petrol tankerinin başarıyla vurulduğunu açıkladı. Bu tankerlerin petrol sevkiyatında aktif rol oynadığını belirten Zelenskiy, Ukrayna’nın uzun menzilli vuruş kapasitesini deniz, hava ve kara unsurlarıyla geliştirmeye devam edeceğini vurguladı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca Rusya tarafından fırlatılan 268 İHA’dan 249’unun imha edildiğini veya elektronik harp yöntemleriyle etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Rusya’nın misillemesi ve saha ilerleyişi
Rusya Savunma Bakanlığı, cumartesi gecesinden pazar sabahına kadar 15’ten fazla bölgede toplam 334 Ukrayna İHA’sının düşürüldüğünü duyurdu. Leningrad Bölge Valisi Aleksandr Drozdenko, Baltık Denizi kıyısındaki Primorsk Limanı’na düzenlenen saldırıda bir yangın çıktığını ancak petrol sızıntısı yaşanmadan alevlerin kontrol altına alındığını belirtti. Kara savaşlarında ise Rus birlikleri, Donetsk bölgesindeki tahkim edilmiş savunma hattının kritik bir noktası olan Kostyantinivka şehrine bir kilometre kadar yaklaşarak ilerleyişini sürdürdü.
Bilançolar ağırlaşıyor
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, savaşın başlangıcından bu yana Rusya’nın toplam personel kaybının 1,33 milyona ulaştığını iddia etti. Rusya tarafı ise Ukrayna’nın askeri altyapısına yönelik ağır darbeler indirildiğini savunuyor. Siyasi analistler, diplomatik çözüm çabalarının tıkanmasıyla her iki tarafın da birbirinin ekonomik kaynaklarını ve lojistik merkezlerini hedef alan bir yıpratma savaşına odaklandığına dikkat çekiyor. Son saldırılarda Herson ve Sumi bölgelerinde sivillerin yaşamını yitirmesi, insani krizin derinleştiği yönündeki endişeleri artırıyor.

