Türkiye, son yıllarda doğum oranlarında yaşanan sert düşüşle birlikte ciddi bir demografik dönüşümün eşiğine geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mevcut tabloyu “varoluşsal bir tehdit” olarak nitelendirerek, nüfusun bir devletin gücünün temel dayanağı olduğunu vurguladı. Resmi verilere göre 2001 yılında kadın başına 2,38 olan doğurganlık hızının 2024 yılında 1,48’e gerilemesi, Türkiye’nin Avrupa genelinde nüfus artış hızı en çok yavaşlayan ülke olduğunu kanıtlıyor.
Avrupa modeline yaklaşma korkusu
Ankara, Türkiye’nin yaş ortalamasının halen Avrupa Birliği’nden düşük olmasına rağmen, benzer bir yaşlanma sürecine girilmesinden endişe ediyor. Almanya ve İtalya gibi ülkelerde yaşanan iş gücü açığı ve emeklilik sistemleri üzerindeki ağır baskıların bir benzerinin Türkiye’de tekrarlanmaması için nüfus politikaları “milli güvenlik” kapsamına alındı. Uzmanlar, bu düşüşün devam etmesi durumunda 86 milyon olan ülke nüfusunun yüzyılın sonunda 25 ile 54 milyon arasına kadar gerileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Sosyo-ekonomik ve kültürel engeller
Nüfus artışındaki yavaşlamanın sadece ekonomik nedenlere değil, aynı zamanda yapısal değişimlere dayandığı belirtiliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verileri; yükselen evlilik yaşı, artan boşanma oranları ve bireysel yaşam tarzının yaygınlaşmasının bu süreçte etkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca, kadınların eğitim seviyesindeki yükselişin evlilik piyasasındaki beklentileri değiştirmesi de demografik dengeleri etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
Devletten dev teşvik paketi
Hükümet, bu süreci tersine çevirmek amacıyla “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyon belgesini hayata geçirdi. Bu kapsamda 2026 yılı itibarıyla evlilik kredisi 250 bin liraya çıkarılırken, ilk çocuk için verilen nakdi destekler de artırıldı. Ancak sosyologlar, sadece mali teşviklerin yeterli olmayacağını, iş ve aile yaşamı arasındaki dengenin kurulması ile güvenli bir gelecek algısının oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye, bölgesel gücünü korumak için yaşlanan Avrupa’nın kaderini paylaşmamak adına zamana karşı bir yarış yürütüyor.

