Somali açıklarında korsanlık İran savaşıyla geri döndü
Dünya

Somali açıklarında korsanlık İran savaşıyla geri döndü

Afrika Boynuzu olarak bilinen stratejik bölgede, son haftalarda gemilere yönelik düzenlenen saldırılar, Somali açıklarında korsanlık kabusunun geri döndüğü endişesini yarattı. 2000’li yılların başında dünya ticaretine yıllık 18 milyar dolarlık darbe vuran bu tehdit, son dönemde İran ile ABD-İsrail koalisyonu arasında tırmanan askeri gerilimi fırsat bilen gruplar tarafından yeniden canlandırıldı. İngiliz Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), bölgedeki tehdit seviyesini yükselterek gemilere geçiş uyarısında bulundu.

Güvenlik boşluğu korsanlara yaradı

Askeri analistlere göre, korsanlık faaliyetlerindeki bu artışın temel sebebi bölgedeki güvenlik mimarisinin değişmesi. 2023 yılından itibaren Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda yoğunlaşan Husi saldırıları, korsanlıkla mücadele eden uluslararası donanmaların dikkatini bu bölgeye kaydırmasına neden oldu. Ayrıca İran’a yönelik deniz ablukası ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar, Somali açıklarında korsanlara karşı yürütülen devriyelerin zayıflamasına yol açarak operasyonel bir boşluk yarattı.

Peş peşe gelen gemi kaçırma vakaları

Nisan ayı sonundan itibaren bölgede bir dizi saldırı kayda geçti. 20 Nisan’da Somalili “El-Hayri 2” balıkçı gemisinin alıkonulmasının ardından, 18 bin varil petrol taşıyan “Honor 25” adlı tanker korsanların hedefi oldu. Son olarak, Hindistan ve Suriye uyruklu mürettebatın bulunduğu “Sword” adlı ticari gemi ile Yemen açıklarında ele geçirilen “MT Eureka” adlı petrol tankerinin Somali kıyılarına doğru kaçırılması, durumun ciddiyetini ortaya koydu. Uzmanlar, savaş nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatlarının petrol tankerlerini korsanlar için daha değerli hale getirdiğine dikkat çekiyor.

Tarihsel perspektif ve ekonomik maliyet

Somali’deki otorite boşluğu nedeniyle 2005-2012 yılları arasında zirve yapan korsanlık, binlerce denizcinin esir tutulmasına ve yüz milyonlarca dolarlık fidye taleplerine sahne olmuştu. NATO’nun “Okyanus Kalkanı” ve AB’nin “Atalanta” operasyonlarıyla büyük oranda dizginlenen bu tehdit, bugün bölgesel savaşların yarattığı yeni kaos ortamında tekrar güç topluyor. Küresel tedarik zinciri halihazırda Hürmüz ve Kızıldeniz engelleriyle boğuşurken, Somali kıyılarındaki bu geri dönüşün enerji maliyetlerini ve risk primlerini daha da artırmasından endişe ediliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir