Gazze’deki işgal bölgelerinde faaliyet gösteren ve İsrail ile bağlantılı olduğu belirtilen silahlı grupların nasıl kurulduğu ve hangi operasyonlara imza attığı, Al Jazeera tarafından yayımlanan kapsamlı bir raporla deşifre edildi.
“İnsani yardım” vaadiyle tuzağa düşürüldüler
Gazze İçişleri Bakanlığı kaynakları ve yapı içerisinde yer almış eski üyelerin ifadelerine göre, söz konusu milis yapılanması büyük oranda “kandırılma” yöntemiyle oluşturuldu.
- Aldatmacalı çağrılar: Birçok kişi, iş ilanları veya insani yardım dağıtımı gibi gerekçelerle hazırlanan ilanlar aracılığıyla bu gruplara çekildi.
- Gönüllü hapishane: Yapıya katılanlar kısa süre içerisinde bir yardım ekibinden ziyade, hareket alanları kısıtlı bir “hapishane” düzeninin içine hapsedildiklerini fark ettiklerini belirttiler.
Gazze genelinde nasıl yayıldılar?
Rapor, bu yapıların kronolojik ve coğrafi gelişimine dair çarpıcı veriler içeriyor:
- Doğuş: İlk grup, Mayıs 2024’teki Refah saldırılarının ardından bölgede kuruldu. Başlangıçta yardım tırlarını ele geçirme göreviyle faaliyetlerine başladılar.
- Liderlik: Aralık 2025’te öldürülen “Yaser Ebu Şebab” ile özdeşleşen yapı, daha sonra farklı yerel figürlerin komutasıyla Han Yunus, Deyr el-Belah, Gazze şehri ve kuzey bölgelerine yayıldı.
- Konumlanma: Milislerin, “Sarı Hat” olarak adlandırılan İsrail kontrolündeki bölgelerde; okul ve sivil binalara yerleşerek organize oldukları görüntülerle kanıtlandı.
İnfaz ve kaçırma eylemleri
Raporda, söz konusu milis grupların sadece lojistik değil, doğrudan saha operasyonlarında da kullanıldığı vurgulandı. 2025 ve 2026 yıllarında gerçekleşen birçok dikkat çekici saldırı ve infazın bu yapılarla bağlantılı olduğu öne sürüldü:
- Hedef alınan isimler: Aralarında askeri ve idari yetkililerin bulunduğu; Daud Halaf (Eylül 2025), Muhammed Ebu Mustafa (Kasım 2025), Ahmed Zemzem (Aralık 2025) ve Mahmud el-Astal (Ocak 2026) gibi isimlerin infazlarında bu grupların parmağı olduğu belirtildi.
- Sağlık ve medya personeline saldırı: Haziran 2025’te saha hastaneleri yöneticisinin kaçırılması ve gazeteci Tamer ez-Zaanin’in öldürülmesi ile Ağustos 2025’te Doktor Tesnim el-Hams’ın kaçırılması olaylarının da aynı yapılar tarafından organize edildiği aktarıldı.
Eski üyeler, yapıdan ayrılmanın veya geri çekilmenin “doğrudan ölüm riski” taşıdığını ve bu kişilerin görevlerini yerine getirirken İbranice eğitimi aldıklarını ifade ettiler.

