İşgal altındaki Doğu Kudüs’te sivil ve dini özgürlüklere yönelik kısıtlamalar devam ederken, mukaddes mekanlara yönelik baskınlar da hız kesmiyor. Çarşamba günü sabah saatlerinde onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yoğun güvenlik önlemleri ve koruması altında Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın avlusuna girdi.
Mescid-i Aksa’nın avlularında ve sivil ibadet alanlarında provokatif yürüyüşler gerçekleştiren grup, yapının kutsiyetini ihlal eden Talmudik ayinler ve dini ritüeller gerçekleştirdi. Çevre sakinlerinin ve içeride bulunan Müslüman cemaatin tepkisini çeken grup, baskın sürecini tamamladıktan sonra Babü’s-Silsile (Silsile Kapısı) güzergahından Harem-i Şerif’i terk etti.
-
Zaman ve Mekan Bölünmesi: Mescid-i Aksa’nın tıpkı El-Halil’deki İbrahim Camii’nde olduğu gibi Müslümanlar ve Yahudiler arasında fiziki ve zamansal olarak ikiye bölünmesi tehlikesi.
-
Tarihi Statünün İhlali: Ürdün Krallığı’nın himayesindeki İslami Vakıflar İdaresi’nin haklarının hiçe sayılarak İsrail polisinin tek taraflı egemenlik dayatması.
-
Yeni Gerçeklik Dayatması: Sivil Müslümanların kutsal mekana girişleri yaş ve kimlik kısıtlamalarıyla zorlaştırılırken, radikal grupların önünün açılmasıyla bölgede kalıcı ve yeni bir idari statü oluşturulması planı.
İslam işbirliği teşkilatları ve yerel idareciler, Harem-i Şerif’in dini kimliğini hedef alan bu sistematik eylemlerin Kudüs ve Batı Şeria genelindeki toplumsal huzursuzluğu ve çatışma riskini daha da tetiklediği uyarısında bulunuyor.



