Mevcut sahadaki gelişmeler, ABD’nin İran’a yönelik bir kara savaşı başlatma ihtimalinin ciddi bir şekilde masada olduğunu gösteriyor. Ancak uzmanlara ve Amerikan basınına göre bu seçenek henüz kaçınılmaz bir noktaya veya nihai bir karara ulaşmış değil.
İngiliz The Guardian ve Amerikan The Washington Post gazeteleri, Başkan Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik bir kara harekatı düzenleme ihtimalini masaya yatırdı. The Guardian muhabiri Andrew Roth, Orta Doğu’ya deniz piyadeleri ve paraşütçülerin de aralarında bulunduğu binlerce askerin gönderilmesinin açık bir askeri hazırlığı yansıttığını, ancak bu adımın diplomatik yolun çökmesi ihtimaline bağlandığını vurguladı. Yani kara harekatı şimdilik kesin değil, “şarta bağlı” bir seçenek olarak duruyor.
Washington’da kararsızlık ve taktiksel planlar
Amerikan yönetiminin içinde kara harekatı konusunda belirgin bir kararsızlık göze çarpıyor.
-
Diplomatik Pencere: The Guardian‘a göre Trump yönetimi müzakere yolunu açık tutmaya çalışıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Washington’ın hedeflerine kara birlikleri konuşlandırmadan da ulaşabileceğine inandığını belirtmesi, uzun ve maliyetli bir savaşa girme konusundaki siyasi tereddüdü yansıtıyor.
-
Pentagon’un Gizli Hazırlığı: The Washington Post muhabiri Dan Lamothe ise ABD’nin temkinli siyasi söyleminin sahadaki gerçekleri tam olarak yansıtmadığını belirtiyor. Habere göre Pentagon, İran içinde haftalarca sürebilecek, özel kuvvetler ve geleneksel piyade birlikleri tarafından yürütülecek sınırlı kara operasyonları senaryosuna fiilen hazırlanıyor.
-
Sınırlı Operasyonlar: Bu olası hamleler tam kapsamlı bir işgal seviyesinde değil. Askeri tesisleri hızla yok etmek veya stratejik noktaları ele geçirmek gibi hedefleri olan, riski en aza indirmeyi amaçlayan taktiksel operasyonlar olarak değerlendiriliyor.
Stratejik hedef: Harg Adası
Haberlerde öne çıkan en kritik operasyon hedeflerinden biri, İran’ın petrol ihracatı için hayati bir can damarı olan Harg (Kharg) Adası.
İran’ın ham petrolünün yaklaşık %90’ının bu ada üzerinden geçmesi, burayı herhangi bir askeri tırmanışta yüksek stratejik değere sahip bir hedef haline getiriyor. Ancak The Guardian, bu adanın kontrolünü sağlamanın hiç de kolay olmayacağı konusunda uyarıyor. Amerikan kuvvetlerinin İHA’lar, füzeler ve deniz mayınlarını içeren şiddetli bir asimetrik direnişle karşılaşabileceği, ayrıca adayı ele geçirdikten sonra güvenliğini sağlamanın büyük riskler barındırdığı ifade ediliyor.
Tam kapsamlı işgal neden zor?
Her iki gazete de kara harekatının “topyekün bir işgal” olmayacağı konusunda hemfikir. Bunun temel nedenleri şu şekilde sıralanıyor:
-
Asker Sayısı Yetersiz: Bölgede konuşlandırılan Amerikan kuvvetlerinin hacmi, Irak ve Afganistan’da kullanılan ordulardan çok daha küçük. Bu da Washington’ın kapsamlı bir savaştan ziyade nokta atışı operasyonları tercih ettiğini doğruluyor.
-
İran’ın Asimetrik Savaş Tecrübesi: İran’ın asimetrik savaş konusundaki uzun tecrübesi, herhangi bir kara müdahalesini zorlaştırıyor. Amerikan güçlerinin çok çeşitli araçlarla hedef alınabilme ihtimali, askeri ve siyasi açıdan karar almayı hassaslaştırıyor.
-
Kamuoyu Baskısı: The Washington Post‘a göre ABD kamuoyu, İran’a kara birliği gönderilmesine şiddetle karşı çıkıyor. Anketler, Amerikalıların yaklaşık %62’sinin bu seçeneği reddettiğini gösteriyor ve bu durum yönetimin elini zayıflatıyor.
Tüm bu risklere rağmen, bazı ABD’li yetkililer sınırlı kara operasyonlarını müzakerelerde (özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için) güçlü bir baskı kartı yaratma aracı olarak görüyor. Her iki gazetenin de ortak sonucu; İran’da bir kara savaşının an meselesi olmadığı, ancak diplomasi çökerse veya çatışmalar tırmanırsa devreye sokulmak üzere ciddi şekilde hazırlığı yapılan gerçekçi bir ihtimal olduğu yönünde.


