Barış Konseyi Gazze'de 'Hamas'tan Arındırılmış' bölgeler kuruyor
Orta Doğu

Barış Konseyi Gazze’de ‘Hamas’tan Arındırılmış’ bölgeler kuruyor

Gazze Şeridi’nde, İsrail ordusunun operasyonel kontrolü derinleşirken, bölgenin yönetimini üstlenen “Barış Konseyi” (Peace Council) ilk insani projelerini hayata geçirmeye hazırlanıyor. İsrail merkezli Israel Hayom gazetesinin haberine göre, ilk “Hamas’tan arındırılmış” bölge birkaç hafta içinde Refah yakınlarındaki Tel Sultan’da faaliyete geçecek.

“Barış Konseyi” ve Yönetim Planı

Eylül 2025’te duyurulan ve Kasım 2025’te BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla resmi yetki alan “Barış Konseyi”, Gazze’nin geçiş sürecini yönetmekle görevli. Ocak 2026’da Davos’ta resmen kurulan konseyin “Başkanı” olan Donald Trump, kurumun stratejik vizyonuna liderlik ediyor.

Güvenlik yapısı: Uluslararası İstikrar Gücü (ISF)

Yeni bölgelerin güvenliği, BM tarafından yetkilendirilen Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) tarafından sağlanacak. General Jasper Jeffers komutasındaki bu güç;

  • Hamas’ın askeri altyapısının tasfiyesi,
  • Sınır güvenliğinin sağlanması,
  • Yeni bir Filistin polis teşkilatının eğitimi,
  • İnsani koridorların korunması gibi görevleri üstlenecek.

“Yeni Gazze” ve kısıtlamalar

Kurulan bölgelere sadece “silah taşımayan ve Hamas ile bağlantısı olmayan” sivillerin kabul edileceği belirtiliyor. Konseyin hedefleri arasında şunlar öne çıkıyor:

  • Lojistik merkezler: Sınır hattına yakın noktalarda büyük lojistik depolar kurularak insani yardımların dağıtımının merkezileştirilmesi.
  • İnşaat yasağı: Barış Konseyi yetkilileri, Gazze’ye çimento girişine izin verilmeyeceğini taahhüt etti.
  • Yönetim yapısı: Konseyin karar alma mekanizmasında Marco Rubio, Jared Kushner ve Steven Witkoff gibi isimlerin yer aldığı “Kurucu Yürütme Konseyi” stratejik veto yetkisine sahip.

Eleştiriler ve tartışmalar

Barış Konseyi’nin yapısı, uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açıyor. Trump’ın “ömür boyu başkan” sıfatıyla kuruma liderlik etmesi, ABD’nin Birleşmiş Milletler’in rolünü bypass ettiği ve konseyin şeffaflıktan uzak olduğu yönündeki eleştirileri beraberinde getiriyor. Ayrıca, BM ve Dünya Bankası düzeyindeki finansal taahhütlere rağmen, konseyin resmi hesabında fon bulunamaması, yönetimin geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor.

31 Aralık 2027 tarihine kadar görev süresi tanımlanan bu yapının, İsrail’in askeri geri çekilme sürecini denetlemesi ve geçiş dönemini yönetmesi planlanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir