Sudan’da yaklaşık üç yıldır devam eden iç savaş, Hartum Uluslararası Havalimanı’na yönelik gerçekleştirilen İHA saldırısıyla yeni bir diplomatik krize dönüştü. Sudan hükümeti, saldırıda kullanılan hava araçlarının Etiyopya’daki Bahir Dar Havalimanı’ndan kalktığını iddia ederek Addis Ababa yönetimini suçladı. Etiyopya ise suçlamaları reddederek Hartum’u, Tigray bölgesindeki ayrılıkçı milisleri desteklemekle itham etti.
Saldırının, Hartum Havalimanı’nın üç yıl aradan sonra ilk uluslararası uçuşunu karşılamasından hemen sonra gerçekleşmesi dikkat çekti. Sudan Dışişleri Bakanı Muhiddin Salim, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin saldırıdaki payı nedeniyle büyükelçilerini istişare amacıyla geri çağırdıklarını açıkladı. Sudan askeri yetkilileri, düşürülen bir İHA’nın teknik verilerinin doğrudan dış desteği kanıtladığını savunurken, Etiyopya tarafı Hartum’un iddialarının asılsız olduğunu ileri sürdü.
İki ülke arasındaki gerilimin arka planında sadece İHA saldırıları değil, köklü sınır ve kaynak ihtilafları da yer alıyor. Özellikle stratejik El-Faşaka bölgesindeki toprak anlaşmazlığı ve Nil Nehri üzerinde inşa edilen Hedasi Barajı projesi, tarafları sık sık karşı karşıya getiriyor. Sudan, Etiyopya’nın baraj operasyonları üzerinde bağlayıcı bir anlaşma talep ederken; Addis Ababa bunu egemenlik hakkı olarak görüp geri adım atmıyor.
Bölge uzmanları, Sudan ordusunun ülke içindeki milis güçlerle mücadelesine odaklandığı, Etiyopya’nın ise iç istikrarını sağlama peşinde olduğu bir dönemde, iki ülke arasında doğrudan bir sıcak çatışma olasılığını düşük görüyor. Ancak sınır hattındaki karşılıklı vekalet savaşları ve lojistik suçlamalar, Doğu Afrika’daki insani krizin derinleşmesi riskini barındırıyor. Doğu Afrika Hükümetlerarası Kalkınma Makamı (IGAD), krizin kontrolden çıkmaması için taraflara diyalog çağrısında bulunuyor.

