Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, yaklaşık bir aydır devam eden bölgesel savaşı durdurmak ve askeri tırmanışı düşürmek amacıyla Pakistanlı ve Türk mevkidaşlarıyla yoğun bir telefon diplomasisi gerçekleştirdi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan cuma günü yapılan açıklamaya göre Abdulati, perşembe günü Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ayrı ayrı görüştü. Görüşmelerde, “bölgedeki askeri tırmanışın yansımaları ve gerilimi düşürme çabaları hakkında vizyon ve değerlendirme alışverişinde bulunulduğu” belirtildi.
Açıklamada, üç ülkenin “ABD ile İran arasında doğrudan müzakere sürecini başlatmak ve bölgeyi geniş çaplı bir kaosa, şiddete ve teröre sürükleyebilecek askeri tırmanış yerine diplomasi seçeneğini güçlendirmek” amacıyla yürüttüğü yoğun temasların ele alındığı kaydedildi. Mısır Dışişleri Bakanı, bu ortak çabaların savaşı sona erdirecek kademeli bir sükunet sürecini başlatmasını umduğunu ifade etti.
Gerilimi düşürme üçgeni
Son günlerde Mısır, Türkiye ve Pakistanlı arabulucular arasında adeta bir mekik diplomasisi yaşanıyor. İslamabad yönetimi, ABD’nin hazırladığı 15 maddelik ateşkes taslağını Tahran’a ileterek taraflar arasındaki iletişimde artan rolünü gözler önüne serdi. Ancak bu maddelerin detayları ve Tahran’ın teklife ne ölçüde sıcak baktığı henüz belirsizliğini koruyor.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, küresel ticareti sarsan Hürmüz Boğazı krizinde İran’a boğazı açması için verdiği 48 saatlik süreyi önce 5 güne, ardından 10 gün daha uzatmıştı. Trump, bu süre zarfında savaşı durduracak bir anlaşmaya varılamaması halinde İran’ın elektrik ve enerji santrallerini vurmakla tehdit ediyor.
Savaşın arka planı ve bölgesel hasar
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaşta, aralarında İran Dini Lideri Ali Hamaney ve üst düzey güvenlik yetkililerinin de bulunduğu yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Tahran yönetimi ise bu saldırılara İsrail’e ve bölgedeki Arap ülkelerine füzeler ve insansız hava araçları (İHA) fırlatarak yanıt veriyor.
İran’ın bazı Arap ülkelerindeki “ABD çıkarları ve askeri üsleri” olduğunu iddia ettiği hedeflere yönelik saldırıları; havalimanları, limanlar ve enerji santralleri gibi sivil altyapılara da ciddi hasar verdi. Can kayıplarına yol açan bu saldırılar hedef alınan ülkeler tarafından sert bir dille kınanırken, operasyonların derhal durdurulması talep ediliyor.


