Anadolu Ajansı’nın yayınladığı rapora göre, Fransa’daki üniversitelerde Filistin yanlısı öğrenci hareketlerine yönelik baskı politikaları son iki yılda ciddi oranda sertleşti. Yetkililer bu durumu “hukukun uygulanması ve kamu düzeninin korunması” olarak gerekçelendirirken, öğrenciler uygulanan yöntemleri “benzeri görülmemiş bir baskı” olarak nitelendiriyor.
“Gözaltıdan finansal baskıya” geçiş
Öğrenci temsilcileri, devletin sadece gözaltı değil, ekonomik yaptırımları da bir silah olarak kullandığını vurguluyor.
- Finansal cezalar: 14 Nisan’daki protestoların ardından 70’ten fazla öğrenciye toplam 35 bin avroyu aşan para cezaları kesildi.
- Yasal taciz: Bazı öğrenciler, sosyal medya hesaplarında İsrail ordusunu takip edenleri silmek gibi gerekçelerle “antisemitizm” suçlamasıyla karşı karşıya bırakılarak disiplin soruşturmalarına maruz bırakılıyor.
“Yadan” yasa tasarısı ve protestolar
Öğrencilerin yoğun tepki gösterdiği konulardan biri de, Kasım 2024’te sunulan ve “İsrail’in varlığının inkarını veya Nazi rejimiyle kıyaslanmasını” cezalandırmayı öngören “Yadan” yasa tasarısıydı. Tasarı, Nisan 2026’da öğrencilerin üniversitelerdeki kitlesel eylemleri sonucu geri çekildi. Ancak öğrenciler, bu tasarıyı temel özgürlüklere yönelik bir tehdit olarak görmeye devam ediyor.
Öğrencilerin temel talepleri
Fransa’daki Filistin komiteleri ve öğrenci birlikleri, üniversitelerin “şeffaflık” ilkesiyle hareket etmesini talep ediyor:
- Şirketlerle bağların kesilmesi: Üniversitelerin, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına destek verdiği iddia edilen silah şirketleri ve İsrail kurumlarıyla olan akademik/ekonomik ortaklıklarını sonlandırması isteniyor.
- Akademik destek: Savaş nedeniyle eğitim hakları ellerinden alınan Gazze’li öğrencilerin Fransa’daki üniversitelere erişiminin kolaylaştırılması talep ediliyor.
Öğrenci temsilcileri, kampüslere polis girmesinin ve bu denli sert bir disiplin mekanizmasının işletilmesinin Fransız akademik tarihinde “istisnai ve tehlikeli bir emsal” oluşturduğu konusunda uyarıda bulunuyor.

