İsrail, Filistin neslini silmek için "üreme soykırımı" uyguluyor
Orta Doğu

İsrail, Filistin neslini silmek için “üreme soykırımı” uyguluyor

Filistinli Kadınlar Kolektifi (Palestinian Feminist Collective) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını “geleneksel bir savaşın ötesine geçen” bir “üreme soykırımı” (reproductive genocide) olarak nitelendirdi. Rapora göre bu strateji, biyolojik ve sosyal düzeyde Filistinli nesillerin gelecekteki varlığını yok etmeyi amaçlıyor.

“Üreme Soykırımı” nedir?

Rapor, bu kavramı sadece doğrudan öldürme eylemleriyle değil, bir grubun üreme kapasitesini sistematik olarak hedef alan bir süreç olarak tanımlıyor:

  • Sağlık altyapısının imhası: Doğum kliniklerinin, tüp bebek merkezlerinin (örneğin El-Besme Doğurganlık Merkezi’nin yıkımı) ve üreme sağlığı birimlerinin kasıtlı olarak vurulması.
  • Yaşam koşullarının yok edilmesi: Hamile kadınların beslenme, sağlık ve güvenlik hizmetlerine erişiminin kesilerek düşük oranlarının ve anne ölümlerinin artırılması.
  • Potansiyel yaşamların yok edilişi: Kliniklerin vurulması sonucu binlerce embriyo ve dondurulmuş üreme hücresinin kaybı.

BM raporu ile uyumlu bulgular

Rapordaki iddialar, Birleşmiş Milletler’in Filistin dosyasındaki üst düzey soruşturma heyetinin verileriyle de destekleniyor. BM raporuna göre İsrail güçleri, Gazze’deki saldırılarında çocukları “merkezi bir hedef” haline getirdi.

  • Çocuk kayıpları: 8 Ekim 2023’ten bu yana 21 binden fazla çocuk öldürüldü; 5 bin 160 çocuğun cenazesi hala enkaz altında.
  • Aile yapısının çöküşü: Ekim 2024 itibarıyla en az 15 bin çocuk annesini kaybetti, bu da toplumsal koruma mekanizmalarının tamamen çöktüğünü gösteriyor.

“Sağlık sistemi bir savaş alanı”

Filistinli Kadınlar Kolektifi, uluslararası tıbbi tahminlere dayanarak, bölgede her saat iki annenin hayatını kaybettiğini, doğum hizmetlerinin neredeyse imkansız hale getirildiğini vurguladı. Raporda, “bu süreç sadece mevcut nesli değil, gelecek nesillerin doğma ihtimalini de hedef alan bir yok etme politikasıdır” değerlendirmesi yapıldı.

Kolektif hakkında

Kuzey Amerika merkezli araştırmacı, aktivist ve sanatçılardan oluşan “Filistinli Kadınlar Kolektifi”, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve sömürgeci şiddetin Filistin üzerindeki etkilerini belgelemeyi ve uluslararası kamuoyuna sunmayı amaçlıyor. Grup, üreme sağlığına yönelik saldırıları, sömürgeci projeye karşı verilen mücadelenin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlıyor.

Raporda, İsrail’in bu uygulamalarının uluslararası hukuk kapsamında “insanlığa karşı işlenmiş bir suç” olduğu ve acil uluslararası müdahale gerektirdiği vurgulandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir