İsrail'de savaşın görünmeyen yüzü: Toplumsal travma derinleşiyor
Orta Doğu

İsrail’de savaşın görünmeyen yüzü: Toplumsal travma derinleşiyor

7 Ekim 2023 tarihinde başlayan askeri operasyonlar ve çatışma sürecinin İsrail iç cephesindeki etkilerini inceleyen kapsamlı bir akademik çalışma yayımlandı. İsrail’deki Reichman Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Baruch Ivcher Psikoloji Okulu Sosyal Gelişimsel Nörobilim Merkezi tarafından yürütülen araştırma, çocuk sahibi 2 bin 500 yedek asker ailesini mercek altına aldı.

Çalışmanın öncü isimlerinden Profesör Ruth Feldman, elde edilen verilerin toplum genelinde yapısal ve kalıcı bir psikolojik çöküşe işaret ettiğini belirtti. Feldman, yedek asker ailelerinin çok ağır bir bedel ödediğini ve bu durumun etkilerinin yıllarca sürebileceğini vurguladı.

Çocuklar ve ebeveynler risk altında

Çarşamba sabahı ilk kez kamuoyuyla paylaşılan istatistiki veriler, aile bireylerinin farklı düzeylerde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtileri gösterdiğini ortaya koydu. Araştırmada öne çıkan oranlar şu şekildedir:

Aile Bireyi Travma Belirtisi Gösterenler Tam Teşhis Kriterlerini Karşılayanlar
Çocuklar %75,0 %31,4
Yedek Asker Babalar %35,0 %21,0
Anneler (Eşler) %42,0 %28,0

Çocuklarda gelişimsel gerileme ve içe kapanma

Profesör Feldman, babaların yüzlerce gün boyunca evden uzak kalması ve doğrudan çatışma bölgelerinde bulunmasının çocuklar üzerinde ağır davranışsal bozukluklara yol açtığını kaydetti. Sahada gözlemlenen semptomlar arasında alt ıslatma, aşırı bağlanma, sebepsiz ağlama krizleri, kabuslar, uyku düzensizlikleri ve ani öfke patlamaları yer alıyor.

Uzmanlar, dışarıya tepki veren çocukların yanı sıra sosyal olarak tamamen içe kapanan çocukların çok daha büyük bir risk altında olduğunu tahlil ediyor. İletişim kurmayı reddeden, oyun oynamayan ve akran ilişkilerinden kaçınan bu çocukların fark edilmesinin daha zor olduğu, ancak uzman müdahalesi olmaksızın ilerleyen dönemde ağır depresyon vakalarıyla karşılaşılacağı uyarısı yapıldı.

Boşanma oranlarında belirgin artış

Araştırma, ebeveynlerin ruh sağlığı ile çocukların durumu arasındaki doğrusal ilişkiyi de ortaya koydu. Buna göre, annesi TSSB teşhis kriterlerini karşılayan çocukların psikolojik rahatsızlıklara yakalanma riski üç kat daha fazla.

Savaş ortamının getirdiği bu ağır yük aile kurumunu da doğrudan sarsmış durumda. Çalışmada, cepheden dönen askerlerin normal yaşama uyum sağlamakta, eş ve çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmakta zorlandığı; bu durumun evlilik içi gerilimleri tırmandırarak son bir yıl içinde boşanma ve ayrılık taleplerinde ciddi bir patlamaya yol açtığı belgelendi. Yedek asker statüsündeki babaların yaklaşık %80’i, hayatlarının tüm alanlarında belirgin bir kötüleşme yaşadıklarını beyan etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir