ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Golan Tepeleri ile Türkiye-İsrail gerilimine ilişkin açıklamaları İsrail’de geniş yankı uyandırdı. Barrack’ın İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki varlığını “Birleşmiş Milletler kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı bir işgal” olarak tanımlaması, İsrailli bakanlar, analistler ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu’nun sert eleştirilerine hedef oldu.
“İsrail-Türkiye gerilimi iki tarafın da çıkarına değil”
Büyükelçi Barrack, geçtiğimiz günlerde yaptığı değerlendirmede İsrail ordusunun İdlib kırsalındaki Ebu ez-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırısının sahadaki koordinasyon eksikliği veya yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını belirtmişti. Ankara ile Tel Aviv arasındaki tansiyonun yükselmesinin tarafların faydasına olmadığını ifade eden Barrack’ın Golan Tepeleri’ni uluslararası hukuk çerçevesinde “işgal altındaki toprak” olarak nitelemesi tepkilerin fitilini ateşledi.
İsrail kabinesinden ve Yair Netanyahu’dan tepki
Barrack’ın sözleri İsrail siyasetinde ve kamuoyunda doğrudan hedef alındı:
İsrailli bakanların açıklamaları: İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Barrack’ın ifadelerinin “tahrifatlarla dolu” olduğunu savunarak, açıklamaların ABD yönetiminin resmi politikalarıyla çeliştiğini öne sürdü.
Yair Netanyahu’nun çıkışı: Başbakan Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu, açıklamaları “gülünç” olarak nitelendirip Donald Trump’ın 2019’da Golan üzerindeki İsrail egemenliğini tanıyan başkanlık kararnamesini hatırlattı.
Görevden alma çağrıları: İsrailli aktivistler ve sağcı yorumcular, Barrack’ın derhal görevden alınması gerektiğini savunurken, ABD’li muhafazakar isimler de büyükelçiyi hedef alan paylaşımlarda bulundu.
Suriye sahasında Türkiye-İsrail dengesi
Söz konusu diplomatik kriz, İsrail ile Türkiye’nin Suriye’deki askeri hareketliliğine ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. İsrail Başbakanlık Ofisi, Şam yönetimiyle sahadaki güvenlik statükosuna bağlı kalındığını ancak Halep yakınlarındaki hava üssüne Türk unsurlarının yerleşmesi ihtimalinin bu dengeyi bozacağını iddia etmişti.
Ankara yönetimi ise ilgili üste Türk askeri varlığı bulunduğu yönündeki iddiaları yalanlamış, bölgedeki faaliyetlerin ulusal güvenlik ve istikrar çerçevesinde yürütüldüğünü bildirmişti.




















