ABD’de Temyiz Mahkemesi, Filistin yanlısı gösterilere katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan Columbia Üniversitesi öğrencisi ve aktivist Muhsen el-Mehdavi (Mohsen Mahdawi) hakkında geçen yıl verilen tahliye kararını iptal etti.
Manhattan merkezli ABD 2. Çevre Temyiz Mahkemesi’nin üç yargıçtan oluşan kurulu, alt mahkemenin davada karar verme yetkisine sahip olmadığını belirterek 35 yaşındaki Mehdavi’nin kefaletle serbest bırakılmasına ilişkin kararı hükümsüz kıldı.
Yetki tartışması: Göçmen mahkemeleri işaret edildi
Temyiz Mahkemesi heyeti, oy birliğiyle aldığı kararda alt mahkeme yargıcının dosyayı göçmen mahkemesi sürecinin tamamlanmasını beklemeden karara bağlayarak yetkisini aştığına hükmetti. Kararda, Mehdavi’nin serbest bırakılma talebinin doğrudan federal bölge mahkemelerinde değil, öncelikle Adalet Bakanlığı’na bağlı göçmen mahkemelerinde çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulandı.
Mahkeme bu kararıyla Mehdavi’nin derhal yeniden tutuklanması yönünde doğrudan bir talimat vermese de göçmenlik statüsüne ilişkin yasal belirsizliği derinleştirdi.
Vatandaşlık mülakatında gözaltına alınmıştı
Batı Şeria doğumlu olan ve ABD’de yasal yeşil kart (Green Card) sahibi olarak ikamet eden Mehdavi, Nisan 2025’te ABD vatandaşlık başvuru mülakatına katıldığı sırada Göç ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı.
Yaklaşık iki hafta gözaltında tutulan Mehdavi, Federal Yargıç Jeffrey Crawford’un kararıyla kefaletle serbest bırakılmıştı. Yargıç Crawford o dönemki kararında, ABD vatandaşı olmayan bireylerin de ABD Anayasası’nın Birinci Maddesi kapsamında ifade özgürlüğü haklarına sahip olduğunu ifade etmişti.
İfade özgürlüğü ve dış politika çelişkisi
Trump yönetiminin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto eden ve ABD vatandaşı olmayan öğrencileri “dış politika gerekçeleriyle” sınır dışı etme adımları, ülkede anayasal haklar ile göçmenlik hukuku arasında ciddi bir hukuki tartışma başlattı.
Mehdavi’nin yanı sıra Mahmut Halil (Mahmoud Khalil) gibi diğer Filistin yanlısı aktivistlerin dosyalarında da benzer kararların çıkması, ABD’de gözaltında tutulan göçmenlerin Anayasa’nın Birinci Maddesi’ne dayanarak hızlı bir şekilde serbest kalmasını zorlaştıracak güçlü bir emsal oluşturuyor.
Karara tepki: “Siyasi baskıların bir sonucu”
Temyiz mahkemesinin kararı sonrasında açıklamada bulunan Muhsen el-Mehdavi, kararı “ciddi bir gerileme” olarak nitelendirdi. Hak arayışını sürdüreceğini belirten Mehdavi, kararın siyasi baskılar altında alındığını ve federal mahkemeleri anayasal özgürlüklerin koruyucusu olmaktan çıkarıp siyasetin bir aracı haline getirme riski taşıdığını vurguladı.
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) avukatları ise Mehdavi’nin yasal itiraz süreçleri devam ettiği sürece hükümetin müvekkillerini doğrudan sınır dışı edemeyeceğini veya yeniden gözaltına alamayacağını belirtti.

















