İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi 52. Dönem Toplantısı, Irak’ın başkenti Bağdat’ta geniş bir katılımla çalışmalarına başladı. “Diyalog ve Dayanışma: Barış ve Sürdürülebilir Kalkınmayı Güçlendirmenin İki Temel Dayanağı” temasıyla düzenlenen zirveye 55 üye ve gözlemci ülkenin yanı sıra 40’tan fazla uluslararası kuruluş ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Amina Mohammed katılıyor. Dönem başkanlığını Türkiye’den devralan Irak, İslam dünyasındaki ortak yaklaşımları koordine etmeyi hedefliyor.
Toplantıların ana gündem maddesini; Gazze Şeridi’ndeki son durum, İsrail’in yasa dışı yerleşim faaliyetleri, zorunlu göç politikaları ve Kudüs’ün tarihi statüsünü değiştirme girişimleri oluşturuyor. Zirvede ayrıca Yemen, Sudan, Suriye ve Afganistan’daki insani krizler ile ekonomik entegrasyon, terörle mücadele, gıda ve su güvenliği gibi başlıklar ele alınıyor.
“Ortak arabuluculuk ve önleyici diplomasi devrede olacak”
Zirvenin açılışında konuşan İİT Genel Sekreteri İsmail Veled eş-Şeyh Ahmed, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kınayarak bu eylemlerin ülke egemenliğini, kutsal mekanların güvenliğini ve bölgesel istikrarı doğrudan sarstığını ifade etti. Devletlerin toprak bütünlüğünü korumanın ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Şeyh Ahmed, krizlerin çözümü için teşkilat bünyesinde Barış, Güvenlik ve Arabuluculuk Birimi’nin aktif hale getirileceğini ve önleyici diplomasi ağlarının kurumsallaştırılacağını bildirdi.
Türkiye’den ortak eylem çağrısı
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İİT’nin krizlerin çözümündeki rolünün tahkim edilmesi ve diplomatik temasların artırılması gerektiğine dikkat çekti. İsrail’in sürdürdüğü saldırgan politikaların tüm bölgeyi tehdit ettiğini belirten Fidan, şu noktalara vurgu yaptı:
- İsrail Baskılarına Karşı Ortak Tutum: İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan eylemlerini durdurmak adına kolektif bir baskı mekanizması oluşturulmalı ve Washington yönetiminin bu yönde adım atması sağlanmalıdır.
- Saldırıların Yayılması: İsrail’in hukuksuz ilhak girişimlerinin yalnızca Filistin topraklarıyla sınırlı kalmayıp Lübnan ve Suriye’ye de sıçradığı göz önünde bulundurulmalıdır.
- Deniz Güvenliği: Bölgesel ticaretin sürdürülebilirliği için deniz koridorlarının güvenliği titizlikle korunmalıdır.
Irak’tan kapsamlı bölgesel entegrasyon projesi
Ev sahibi Irak Dışişleri Bakanı Fuat Hüseyin, Filistin davasının İslam dünyasının öncelikli meselesi olmaya devam ettiğini belirterek, işgalin derhal sona erdirilmesi ve insani yardımların Gazze’ye engelsiz ulaştırılması gerektiğini söyledi.
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ise katılımcı ülkelere ekonomik entegrasyonu güçlendirecek somut bir bölgesel inisiyatif sundu. Zeydi; demir yolu taşımacılığı, enerji nakil hatları, dijital iletişim altyapıları, ortak elektronik ödeme sistemleri ve ticaret platformlarını içeren bir ağ kurarak İslam ülkeleri arasındaki bağı güçlendirmeyi önerdi.
İran’dan Hürmüz Boğazı için 7 günlük plan
Zirve marjında değerlendirmelerde bulunan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin seyrüsefer güvenliğine bağlı olduğunu savundu. Hürmüz Boğazı’ndaki gerginliğin ABD ve İsrail kaynaklı adımlardan doğduğunu öne süren Erakçi, boğazın olağan deniz trafiğine yeniden açılması amacıyla Katar aracılığıyla muhataplara 7 günlük somut bir plan ilettiklerini ve kararın artık Washington yönetimine bağlı olduğunu dile getirdi. Erakçi, bölgesel sorunların askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini ve daha önce İslamabad’da paraf edilen çerçeveye dayalı bir diyaloğa hazır olduklarını ifade etti.
İki gün sürecek oturumların ardından, üye ülkelerin Filistin meselesine ilişkin ortak bildiriyi ve ekonomik iş birliği kararlarını oylayarak kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.




















