Azerbaycan’da devlet okullarında uygulamaya konulduğu belirtilen yeni “laiklik” ve kılık kıyafet kuralları, başkent Bakü başta olmak üzere ülkede geniş çaplı tartışmalara ve öğrenci eylemlerine neden oldu. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin derslere alınmadığı gerekçesiyle okul önlerinde toplanan öğrencilerin dersleri boykot ettiği görüldü.
Özellikle Bakü’nün Sabunçu ilçesine bağlı Balahanı yerleşimindeki okullarda başörtülü sınıf arkadaşlarının içeri alınmamasına tepki gösteren öğrenciler, okul bahçelerinde toplanarak kararı protesto etti. Öğrenciler, ellerinde “Başörtüsü eğitime engel değil” yazılı dövizler taşıyarak eğitim hakkının kısıtlanamayacağını vurguladı.
Kılık kıyafet kuralları öğretmenleri de kapsadı
Yerel kaynakların ve insan hakları temsilcilerinin aktardığı bilgilere göre, hükümetin okullarda resmi olarak seküler kıyafet zorunluluğunu sıkılaştırmasıyla birlikte yasak yalnızca öğrencileri değil, başörtülü öğretmenleri de hedef almaya başladı.
Bakü’deki 90 numaralı Richard Sorge Ortaokulu’nda görev yapan başörtülü bir öğretmenin görevine son verildiği iddiaları kamuoyunda infial yarattı. Yayınlanan video kayıtlarında, öğrencilerin gözyaşları içinde öğretmenlerine sarılarak vedalaştığı anlar dikkat çekti. Uygulamanın, öğretmenleri meslekleri ile inançları arasında bir tercihe zorladığı belirtiliyor.
Cezaevindeki gazeteciden açlık grevi ve anayasa tepkisi
Gelişmeler toplumun farklı kesimlerinde de yankı buldu. Cezaevinde bulunan bağımsız gazeteci Polad Aslanov, kendi çocuğunun da aralarında bulunduğu başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin eğitim ve çalışma haklarının ellerinden alındığını belirterek açlık grevine başladığını duyurdu.
Aslanov, yayımladığı mesajda getirilen kısıtlamaların Azerbaycan Anayasası’nın vicdan özgürlüğünü güvence altına alan 48. maddesine açıkça aykırı olduğunu savundu. Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade’ye de mektup yazarak konuya müdahale etmesini isteyen tutuklu gazeteci, inanç temelli ayrımcılığın derhal sonlandırılması çağrısında bulundu. Hükümet yetkilileri ise kamu eğitiminin laik yapısını korumayı amaçladıklarını belirtirken, veliler ve insan hakları savunucuları temel eğitim hakkının engellenemeyeceğini vurguluyor.



















