ABD merkezli haber sitesi Axios’un kıdemli bir Amerikalı yetkiliye dayandırdığı habere göre, Beyaz Saray yönetimi seçimler öncesinde bölgedeki tansiyonu kontrol altında tutmak için askeri planlarında stratejik bir değişikliğe gitti. Washington’ın, Hürmüz Boğazı çevresinde konuşlu İran’a ait füze ve insansız hava aracı (İHA) unsurlarına yönelik planlanan hava harekatlarını askıya aldığı bildirildi.
Yetkililer, alınan bu erteleme kararının temel gerekçesi olarak seçim sürecinde Orta Doğu’da kontrol edilemez bir askeri tırmanışın ve olası bir bölgesel çatışmanın önüne geçme isteğini işaret ediyor.
Seçim hesapları askeri planların önüne geçti
Amerikan basınında yer alan bilgilere göre, Beyaz Saray yönetimi seçim atmosferinde küresel enerji koridorlarının güvenliğini riske atacak yeni bir gerilim dalgası istemiyor. Hürmüz Boğazı gibi kritik bir hatta düzenlenecek olası saldırıların bölgesel misillemeleri tetiklemesinden ve seçim öncesinde iç kamuoyunda yeni bir jeopolitik kriz yaratmasından endişe duyuluyor.
Bu çerçevede alınan operasyonları dondurma kararı, bölgedeki dengelerin hassas bir siyasi süreçten geçtiği döneme denk geldi.
Saldırıların durdurulması Tahran’ı cesaretlendirdi iddiası
Axios’a konuşan ABD’li yetkili, operasyonların askıya alınmasının sahada beklenmeyen sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Haberde yer verilen değerlendirmeye göre, ABD’nin geri adım atması Tahran yönetiminin bölgedeki manevra alanını genişletti.
Söz konusu yetkili, askeri baskının hafiflemesinin İran’ı daha cüretkar adımlar atmaya teşvik ettiğini savundu. İddialara göre Tahran, küresel petrol fiyatlarını yukarı çekmek ve yaklaşan seçimler öncesinde Donald Trump üzerinde siyasi ve ekonomik baskı oluşturmak amacıyla yeni saldırılar düzenleme konusunda cesaret buldu.
Enerji piyasaları ve Hürmüz Boğazı riski
Küresel petrol ticaretinin ana can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, enerji piyasalarında doğrudan fiyat dalgalanmalarına yol açma potansiyeli taşıyor. Washington’ın bölgedeki askeri tutumu ile Tahran’ın karşı hamleleri, önümüzdeki günlerde hem uluslararası güvenliğin hem de piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam edecek.



















