Gazze Şeridi’nde devam eden ağır yıkımın ortasında, Gazzeli Rafet Cebir’in saldırılarda zarar gören Kur’an-ı Kerim nüshalarını kurtarmak için başlattığı girişim büyük takdir topluyor. Şehrin yıkıntıları arasında ahşap ve naylondan kurduğu derme çatma bir çadırda çalışan Cebir, enkaz altından çıkarılan Mushafları yeniden okunabilir hale getirmek için yoğun çaba sarf ediyor.
İmkânsızlıklar içinde gönüllü hizmet
Daha önce matbaacılık veya ciltçilik tecrübesi olmamasına rağmen bu işe gönül veren Cebir, kısıtlı imkânlarla ve hiçbir ücret talep etmeden çalışıyor. Gazze’deki ağır ambargo nedeniyle bölgeye yeni Mushafların girişinin engellenmesi ve kırtasiye malzemelerinin eksikliği, Cebir’in yürüttüğü bu çalışmayı hayati kılıyor.
Sürecin zorluklarını anlatan Cebir, şu ifadeleri kullandı:
- Kutsal Emanete Hürmet: “Yıkılan camilerin enkazında Allah’ın kitabının paramparça ve toz içinde kalmasına gönlüm razı olmadı. Onları yeniden topluma kazandırmak istedim.”
- Malzeme Kıtlığı: İsrail ambargosu nedeniyle kağıt, karton ve tutkal gibi en temel restorasyon malzemelerine ulaşmakta büyük zorluk çekiliyor.
- Sabır İsteyen Mesai: Onarım işlemi büyük titizlik gerektirdiği için günde en fazla 8 nüsha restore edilebiliyor.
Gazze’nin manevi mirası hedefte
Gazze’deki Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana 1050 cami tamamen yıkıldı, 191 cami ise ağır hasar gördü. Bu yıkım sadece binaları değil, içlerindeki paha biçilemez yazma eserleri ve dini kaynakları da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.
Ateşkes anlaşmasına rağmen devam eden kısıtlamalar, Gazzelilerin eğitim ve ibadet materyallerine erişimini zorlaştırıyor. Rafet Cebir ve ona destek olan gönüllüler, basit aletlerle yürüttükleri bu faaliyetle hem Gazze’nin manevi kimliğini korumayı hem de halkın ibadetlerini sürdürebilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.

