Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi hattında ABD donanmasının uyguladığı deniz ablukası ile İran’ın karşı hamleleri, küresel petrol koridorunu fiili bir çatışma sahasına dönüştürdü. Uçak gemileri, muhripler ve yaklaşık 20 savaş gemisiyle bölgeyi kuşatan Washington’ın baskısı sürerken, boğazdaki ticari gemi geçişlerinin yüzde 70 oranında azaldığı bildirildi.
İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) verilerine göre, son bir hafta içinde bölgede en az 12 güvenlik olayı kayıtlara geçti. İran Devrim Muhafızları iki petrol tankerinin deniz mayınlarına çarptığını duyururken, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Khor Fakkan açıklarında bir römorkörün füzelerle hedef alındığı, 16 Ekim’de ise bir tankere sürat teknesinden RPG fırlatıldığı rapor edildi.
“Bombaların Anası” tehdidine karşı Tahran’dan asimetrik rest
Tahran ve Washington arasındaki gerilim karşılıklı sert askeri restleşmelerle tırmandı. Yeni İran Savunma Bakanı Mehrdad Ahlaghi, ABD’nin “Bombaların Anası” (MOAB) olarak bilinen devasa sığınak delici mühimmatları kullanma ihtimaline karşı sert uyarılarda bulundu. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ise silahlı kuvvetlerin harekat planlarının düşmanın beklediği kalıplara uymayacağını açıkladı.
Askeri uzman Tuğgeneral Hassan Jouni, ABD’nin hava ve deniz üstünlüğü sayesinde geniş çaplı hava saldırılarını yeniden başlatma inisiyatifini elinde tuttuğunu, ancak Tahran’ın coğrafi avantaj ve balistik füze stokuyla Washington’a ağır maliyetler çıkarabilecek güçte olduğunu belirtti.
ABD seçimleri ve operasyonel belirsizlik
Tuğgeneral Jouni’ye göre Washington, ABD’deki seçim atmosferi nedeniyle İran limanlarını ve kritik enerji altyapısını doğrudan hedef almaktan kaçınan temkinli bir hat izliyor. İran’ın ise bu geçici çekimserlikten yararlanarak deniz operasyonlarını sadece Hürmüz ile sınırlı tutmayıp BAE açıkları, Umman Denizi ve Basra Körfezi geneline yaydığı değerlendiriliyor.
Askeri değerlendirmelerde; krizin tırmanması durumunda Hürmüz girişindeki Bender Abbas Limanı ile Keşm ve Larak adalarının ana hedef haline gelebileceği öngörülüyor. ABD’nin geçiş güzergahlarını koruma çabasına karşılık, İran’ın koridoru aşan tankerleri daha uzak sularda vurabileceği ve uzun menzilli yeni seyir füzelerini devreye sokabileceği uyarısı yapılıyor. Bölgedeki kilitlenme, karşılıklı caydırıcılık sınırlarını zorlamaya devam ediyor.

















