İran ile tırmanan gerilim ve yeni bir çatışma ihtimali, İsrail’de yapılması planlanan Knesset seçimleri öncesinde siyasi ve askeri dengeleri sarstı. İsrail kamuoyunda Tahran’a yönelik olası bir askeri harekâtın sandık tarihini erteletebileceği yönündeki iddialar, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iktidarını uzatma hesapları ile karşı karşıya olduğu anayasal ve stratejik riskleri yeniden tartışmaya açtı.
İsrailli siyasi analist Ben Caspit’in aktardığı bilgilere göre, güvenlik bürokrasisi ile siyasi irade arasında zamanlama konusunda derin görüş ayrılıkları yaşanıyor. Washington yönetiminin bazı temaslarda İsrail’in tek başına harekete geçmesi yönünde nabız yokladığı, ancak askeri kademenin bu adımın doğrudan seçim takvimini altüst edeceği uyarısında bulunduğu belirtiliyor. ABD tarafında kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesi petrol fiyatlarını tırmandıracak bir bölgesel şoktan kaçınma eğilimi öne çıkarken, İsrail askeri yetkilileri ordunun tek taraflı, ortak ya da İran misillemesine karşılık verme olmak üzere üç farklı senaryoya hazırlandığını ifade ediyor.
Seçimlerin ertelenmesi Netanyahu’ya ne kazandırır?
Olası bir erteleme, kamuoyu yoklamalarında meclis çoğunluğu olan 61 sandalyeye ulaşmakta zorlanan Netanyahu cephesine kritik bir zaman kazandırabilir. Bu süreçte Başbakan’ın elde edebileceği başlıca taktiksel avantajlar şunlar:
- İç Koalisyon Krizlerini Öteleme: Ultra-Ortodoks (Haredi) kesimin askerlik muafiyetine dair hükümeti dağılma noktasına getiren anlaşmazlıkları dondurmak,
- Gündemi Güvenliğe Çekme: Seçim tartışmalarını 7 Ekim 2023 güvenlik zaaflarından, yolsuzluk yargılamalarından ve ekonomik darboğazdan uzaklaştırarak doğrudan “ulusal güvenlik ve askeri liderlik” eksenine oturtmak,
- Seçmen Tabanını Konsolide Etme: Likud partisinden uzaklaşan milliyetçi seçmeni savaş şartlarında yeniden bir araya getirmek.
Buna karşın, askeri bir operasyonun yıpratma savaşına dönüşmesi, ekonomik faturanın kabarması ve olası kayıplar, ertelenen süreyi Netanyahu aleyhine işleyen siyasi bir tuzağa da dönüştürebilir.
Anayasal engel: Karar için 80 milletvekilinin onayı şart
Netanyahu’nun savaşı gerekçe göstererek tek başına seçim erteleme yetkisi bulunmuyor. İsrail Demokrasi Enstitüsü araştırmacıları, Knesset Temel Kanunu’nun 9/A maddesine dikkat çekerek sürecin önündeki katı yasal sınırlara işaret ediyor.
Yasaya göre seçimlerin ertelenebilmesi için 120 sandalyeli parlamentoda en az 80 milletvekilinin nitelikli çoğunlukla onay vermesi gerekiyor. Bu durum, muhalefetin geniş bir kanadının rızası olmadan ertelemenin imkansız olduğunu gösteriyor. Ayrıca Yüksek Mahkeme denetimi ve Merkez Seçim Kurulu’nun belirlediği “ertelemenin son çare olması” ilkesi, olağanüstü halin siyasi çıkarlar için suistimal edilmesini engelleyen en güçlü yasal bariyerler olarak duruyor.
Ekim sürprizleri ve bölgesel denklem
Eski Askeri İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve stratejistlerin işaret ettiği senaryolar, krizin zamanlamasının yalnızca Tel Aviv’in kontrolünde olmadığını ortaya koyuyor. İran’ın süreci kendi lehine kırmak adına başlatabileceği proaktif hamleler veya Washington’ın baskıları, İsrail’in tüm seçim hesaplarını değiştirebilir.
Seçimlerin zamanında yapılması ile zorunlu bir erteleme ihtimali masada kalmaya devam ederken, Tahran hattında atılacak adımların sahadaki askeri faturası doğrudan Netanyahu’nun siyasi geleceğini belirleyecek.







