İsrail sivil havacılık sektörü, son günlerde peş peşe yaşanan güvenlik krizleri ve olağanüstü tedbirlerle çalkantılı bir süreçten geçiyor. Geçtiğimiz ay Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağının kokpitinde yaşanan girişimin ardından, New York uçağına yapılan asılsız bomba ihbarı ve Etiyopya Havayolları uçağına pilotunun uyruğu gerekçesiyle iniş izni verilmemesi havalimanlarında güvenlik alarmını en üst seviyeye çıkardı.
Salı sabahı New York’tan Tel Aviv’e gelen Delta Air Lines’a ait yolcu uçağı, kimliği belirsiz bir kaynaktan gelen “şüpheli paket” ihbarı üzerine Ben Gurion Havalimanı’nda acil iniş protokolüyle karşılandı. Uçak pistten alınarak güvenli ve izole bir bekleme alanına çekildi. Yolcuların hızla ve güvenli biçimde tahliye edilmesinin ardından özel harekat ve bomba imha uzmanları detaylı arama yaptı. Yapılan kontrollerde herhangi bir patlayıcıya rastlanmaması üzerine acil durum seviyesi düşürüldü ve hava trafiği normale döndü.
Pilotun uyruğu gerekçe gösterilerek uçak geri çevrildi
Bomba ihbarından bir gün önce ise Ben Gurion Havalimanı’nda diplomatik ve operasyonel bir kriz patlak verdi. Addis Ababa’dan kalkan Etiyopya Havayolları’na ait yolcu uçağının İsrail hava sahasına girişine, kaptan pilotunun Endonezya vatandaşı olması gerekçe gösterilerek izin verilmedi.
Uçuş takip verilerine göre bir süre havada tur atan uçak, iniş onayının çıkmaması üzerine kalkış noktası olan Etiyopya’ya geri dönmek zorunda kaldı. İsrail güvenlik makamları, mürettebat listesinin uçağın kalkışından sonra kendilerine iletilmesini prosedür ihlali olarak değerlendirdi.
Flydubai olayı sonrası güvenlik protokolleri baştan yazılıyor
İsrail’deki güvenlik teyakkuzunun fitilini, geçtiğimiz ay sonu yaşanan “FZ 1073” sefer sayılı Flydubai uçuşu ateşlemişti. Dubai-Tel Aviv hattında uçuş sırasında yardımcı pilotun saldırı girişiminde bulunması üzerine uçak rotasını değiştirerek Suudi Arabistan’ın Tebük kentine zorunlu iniş yapmıştı. Birleşik Arap Emirlikleri Başsavcılığı, söz konusu yardımcı pilotun terör eylemi hazırlığında olduğunu doğrulamıştı.
Bu olayın hemen ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkeye sefer düzenleyen tüm yabancı hava yolu şirketlerinin personel tarama süreçlerinin ve güvenlik protokollerinin baştan sona denetlenmesi talimatını verdi.
31 ülke vatandaşı mürettebata sıkı filtreleme
İsrail istihbaratı ve havacılık otoriteleri, yabancı şirketlerde görev yapan personele dair istihbarat paylaşım mekanizmalarını sertleştirme kararı aldı. Fransız haber portalı Mediapart’ın aktardığı bilgilere göre İsrail makamları, hava yolu şirketlerine Tel Aviv uçuşlarında görev alacak kabin ve kokpit ekiplerinin milliyetlerine göre filtrelenmesini talep eden bir genelge iletti.
Söz konusu listenin 13 Arap ülkesinin yanı sıra diplomatik ilişkisi bulunmayan İslam ve Afrika ülkeleri ile Kuzey Kore, Nikaragua ve Mali dahil toplam 31 uyruğu kapsadığı ve bu ülke vatandaşlarının İsrail hava sahasına girişinin engellenmesinin hedeflendiği belirtiliyor.


















