İsrail bağlantılı sosyal medya hesapları, Gazze Şeridi’ndeki insani krizi ve yıkımı perdelemek amacıyla küresel ölçekte bir dezenformasyon kampanyası yürütüyor. X (eski adıyla Twitter) platformunda #TheGazaYouDontSee (Görmediğiniz Gazze) etiketiyle paylaşılan içeriklerde, bölgede hayatın normale döndüğü ve “kıtlık yaşanmadığı” izlenimi verilmeye çalışılıyor.
Açılan yeni mekânlar, kısıtlı eğlence alanları ve oynayan çocukların videoları servis edilerek, uluslararası kamuoyuna uluslararası kurumların uyarılarıyla çelişen pembe bir tablo sunuluyor.
Yıkımın gölgesinde açılan oyun alanı: Gerçekler manipüle ediliyor
Kampanyanın öncülüğünü yapan Tel Aviv merkezli “Imshin” kullanıcı adlı hesabın son olarak Gazze kentindeki “Jump City” isimli çocuk oyun alanını paylaştığı görüldü. İncelemelerde, söz konusu mekânın devasa bir eğlence kompleksi değil; enkazlar, parçalanmış binalar ve çadır kentlerin ortasında geçici imkânlarla kurulmuş küçük bir çadırdan ibaret olduğu ortaya çıkarıldı.
Arka planda bomba izleri ve çadırlar yer almasına rağmen bu görüntüler, bölgedeki trajediyi görünmez kılmak amacıyla “refah göstergesi” olarak sunuluyor.
Gerçek oyun parkları küle döndü
Sosyal medyadaki manipülatif paylaşımların aksine, Gazze Şeridi’nin savaş öncesindeki gerçek sosyal yaşam alanlarının durumu sahadaki vahşeti gözler önüne seriyor:
Asdaa Eğlence Parkı: Han Yunus’un kuzeybatısında yer alan ve bölgenin en büyük eğlence kompleksi olan tesis, hava saldırılarıyla yıkılarak askeri karargâha dönüştürüldü. Parkın bulunduğu alan günümüzde evsiz kalan Filistinlilerin sığındığı bir çadır kente dönüşmüş durumda.
Jump Sky Trambolin Salonu: Gazze’nin Yarmuk Caddesi’nde çocukların stres atabileceği tek trambolin salonu olan mekân, İsrail ordusu tarafından tamamen yakılarak küle döndürüldü.
Salon Yönetiminin Paylaşımı:
“Çocukların kahkahaları küle döndü.”
Kurumsal düzeyde dezenformasyon stratejisi
Yapılan teknik incelemeler, #TheGazaYouDontSee etiketinin yıllar öncesine dayanan bireysel paylaşımlarla başladığını, ancak ilerleyen süreçte İsrail resmi makamları tarafından stratejik bir propaganda aracına dönüştürüldüğünü gösteriyor. İsrail Hükümet Adayları Faaliyetleri Koordinatörlüğü’ne (COGAT) ait resmi hesapların da bu etiketi kullanarak pazarların dolu olduğu ve yardım akışının sorunsuz sürdüğü yönünde manipülatif içerikler yaydığı tespit edildi.
Birleşmiş Milletler raporları pembe tabloyu yalanlıyor
İsrail’in dijital mecralarda yaymaya çalıştığı “normalleşme” anlatısı, uluslararası yardım kuruluşları ve Birleşmiş Milletler (BM) raporlarıyla tamamen çelişiyor:
Ağır Psikolojik Travma: BM verilerine göre Gazze’deki 1 milyondan fazla çocuk acil psikososyal desteğe ihtiyaç duyuyor. Çocukların %96’sı her an ölme korkusuyla yaşarken %90’ından fazlasında ağır stres ve travma belirtileri gözlemleniyor.
Kıtlık ve Açlık Tehdidi: Dünya Gıda Programı (WFP), yardım akışına yönelik engellemeler ve fon kesintileri nedeniyle bölge nüfusunun üçte ikisinin doğrudan açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor.
2 milyondan fazla insanın daracık bir alanda, enkazlar ve çadırlar arasında hayatta kalma mücadelesi verdiği Gazze’de; kısıtlı insani çabalar İsrail propagandası tarafından manipüle edilmeye devam ediyor.




















