İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa üzerindeki kontrolünü derinleştirmek ve buradaki statükoyu tamamen değiştirmek amacıyla bugüne kadar görülmemiş bir adım attı. İşgal polisi, Mescid-i Aksa’nın avlularında Filistinli Müslümanlara baskı uygulayan, baskınları organize eden ve radikal “Tapınak” (Temple) gruplarına mensup aktivistleri “Tapınak Dağı Birimi” (Unit of the Temple Mount) bünyesinde gönüllü olarak görevlendirmek için bir işe alım kampanyası başlattı.
“Polis maskesi altında ideolojik baskı”
Bu adım, Mescid-i Aksa’nın yönetiminde radikal dini grupların resmi bir statü kazanması anlamına geliyor. Uzmanlar, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da Filistinli sivillere karşı terör estiren “Tepe Gençleri” (Hilltop Youth) benzeri radikal yapıları, bu kez doğrudan Mescid-i Aksa’nın içine “polis” kimliğiyle yerleştirmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Bu tehlikeli gelişmenin öne çıkan unsurları:
- İdeolojik Entegrasyon: Polisin yayınladığı ilanda, “Dini Siyonizm” akımının en radikal figürleri olan hahamlar Shmuel Eliyahu, Shlomo Aviner ve Elyakim Levanon gibi isimler, birim komutanlarıyla yan yana görünerek bu girişime meşruiyet sağlamaya çalıştı.
- Yetki Devri: Kudüs Uluslararası Merkezi Başkanı Hasan Hatır, bu adımı “İsrail resmi kurumlarının, Mescid-i Aksa’nın yönetimi ve baskısı konusunda doğrudan radikal örgütlere yetki devretmesi” olarak nitelendiriyor.
- Statüko Yıkımı: Amaç, resmi polis kanallarının aşamadığı “hukuki ve diplomatik engelleri”, üniformalı radikal gruplar aracılığıyla aşmak ve Aksa içindeki İslami varlığı sistematik olarak tasfiye etmektir.
Amaç: Korku iklimi ve tam kontrol
Kudüs Valiliği tarafından yapılan açıklamada, bu birimin kurulmasının sadece bir “tayin” değil, Mescid-i Aksa’nın kimliğinin yeniden şekillendirilmesi süreci olduğu vurgulandı. Radikal unsurların karar alma ve saha operasyonlarına dahil edilmesi, Mescid-i Aksa’da şunları tetikleyecek:
- Dini Ritüeller: Baskınlar sırasında daha agresif ve sistematik Talmudik ayinlerin yapılması.
- Müslümanlara Kısıtlamalar: Filistinli Müslümanların Aksa’ya girişlerine ve ibadetlerine yönelik çok daha katı ve keyfi kısıtlamalar.
- İdari Tasfiye: Vakıflar İdaresi’nin yetkilerinin fiilen yok edilmesi ve güvenlik yönetiminin tamamen bu radikal birimin eline geçmesi.
“İsrail kendi sonunu hızlandırıyor”
Uzmanlar, bu adımın Filistinli Müslümanları korkutmak yerine, Mescid-i Aksa’ya olan bağlılıklarını ve savunma azimlerini daha da güçlendireceği konusunda uyarıyor. İdeolojik bir motivasyonla silahlanan bu “gönüllülerin”, Aksa’yı bir çatışma alanına çevireceği ve bunun bölgedeki genel güvenlik dengelerini tamamen bozacağı belirtiliyor.
İsrail’in resmi güvenlik kurumları ile aşırılıkçı yerleşimci grupların bu denli iç içe geçmesi, Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünün sadece bir “ihlal” değil, artık bir “yıkım süreci” ile karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

