Batı Şeria’nın Nablus kenti ve çevresi, bugün İsrail ordusunun gözetiminde hareket eden yasadışı yerleşimcilerin eş zamanlı saldırılarına sahne oldu. Bölge genelinde tırmanan şiddet eylemleri sonucunda çok sayıda yaralı ve ağır maddi hasar meydana geldi.
Havara’da silahlı saldırı ve yağma
Saldırıların merkez üssü olan Havara beldesinde, yerleşimcilerin bir gruba ateş açması sonucu 1 kişi gerçek mermiyle, 3 kişi ise darp edilerek yaralandı. Havara Belediyesi’nin verilerine göre saldırganlar:
- Belediye binasına ve çevre evlere doğrudan saldırı düzenledi.
- Bir otomobil ve bir motosikleti çaldı, birçok aracın camlarını kırdı.
- “Yitsehar” kavşağı yakınındaki bir araç hurdalığını ateşe verdi.
- Köylülerin geçim kaynağı olan 35 küçükbaş hayvanı gasp etti.
Tarım arazilerine ve ekinlere sabotaj
Nablus’un diğer bölgelerinde de benzer senaryolar yaşandı:
- Asira el-Kıbliye: Yerleşimciler köyün girişindeki bir beton fabrikasına saldırdı, ancak bölge halkının direnişiyle geri püskürtüldü.
- Burka (Mesudiye bölgesi): Yerleşimciler hayvanlarını Filistinlilere ait ekili arazilere salarak mahsulleri talan etti. Tarımsal üretimi hedef alan bu sabotaj, çiftçilerin yıllık gelirine büyük darbe vurdu.
- Aynabus: Köydeki evlere düzenlenen baskınlarda köylülerin hayvanlarına el konuldu.
“Fiili ilhak” stratejisi mi?
Nablus bölgesindeki yerel yetkililer ve arazi savunma komiteleri, bu saldırıların rastgele olmadığını, bölgedeki Filistin varlığını ekonomik olarak çökertmeyi ve yerel halkı topraklarından uzaklaştırmayı amaçlayan “planlı bir strateji” olduğunu vurguluyor. Yerleşimcilerin, İsrail ordusunun sağladığı “cezasızlık kalkanı” ve askeri koruma altında gerçekleştirdiği bu eylemler, bölgedeki güvenlik boşluğunu giderek daha tehlikeli bir boyuta taşıyor.
Batı Şeria’da son günlerde artan bu saldırılar, sadece mülkiyet haklarını değil, Filistinlilerin güvenlik ve yaşam hakkını da doğrudan tehdit ediyor. Yetkililer, uluslararası toplumu İsrail’in “sessiz ilhak” politikalarına karşı acil önlem almaya çağırıyor.

