Netanyahu sonrası İsrail: Filistin için bir şey değişir mi?

İsrail'de 4 muhalif parti Netanyahu'yu devirmek için birleşti; ancak uzmanlar Filistin politikasının değişmeyeceğini söylüyor.

Netanyahu sonrası İsrail: Filistin için bir şey değişir mi?

İsrail siyasetinin en uzun süre görev yapan başbakanı Binyamin Netanyahu’yu iktidardan indirmek amacıyla dört muhalif siyasi hareket güçlerini birleştirdi. Yashar, Demokratlar, Yisrael Beytenu ve Birlikte (Together) partileri, aralarındaki ideolojik uçurumlara rağmen “İsrail’i Yahudi ve demokratik bir devlet olarak koruma” hedefi altında ortak deklarasyon imzaladı. 27 Ekim seçimleri öncesinde anketler kıyasıya bir yarışa işaret ederken, uzmanlar Netanyahu gitse dahi Filistinlilerin kaderinde köklü bir değişim yaşanmayacağı görüşünde birleşiyor.

Toplumsal kutuplaşma, yolsuzluk iddiaları, aşırı dindar Haredilerin askerlik muafiyeti ve Arap partilerini dışlama girişimleri gibi iç krizlerle boğuşan İsrail, dışarıda ise Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırılar ile Batı Şeria’daki yerleşimci baskısı sebebiyle müttefiklerinden bile tepki görüyor. Ancak Londra Üniversitesi Royal Holloway’den siyasi iktisat araştırmacısı Samer Jaber, Netanyahu blokunun kaybetmesinin temel devlet politikasını dönüştürmeyeceğini vurgulayarak, “İki büyük siyasi blok da Filistin meselesinde yerleşim düzenini koruma anlayışını paylaşıyor. Politikaları uygulayan devlet kurumları aynı kalacak” değerlendirmesinde bulunuyor.

Muhalefetin oy dengeleri ve parlamento aritmetiği

İsrail Kanal 12 televizyonunun yayımladığı son anket verilerine göre, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin 23 sandalye kazanarak Netanyahu’nun Likud Partisi’ni (21 sandalye) geride bırakması bekleniyor. Muhalefet kanadında Naftali Bennett liderliğindeki “Birlikte” ittifakının 13, Avigdor Liberman’ın Yisrael Beytenu partisinin 9 ve Yair Golan liderliğindeki Demokratlar’ın 9 sandalye alacağı tahmin ediliyor.

Bu tablo, muhalefet blokuna 120 sandalyeli mecliste toplam 54 milletvekili kazandırırken, çoğunluk için gereken 61 eşiğinin gerisinde bırakıyor. Aşırı sağcı ve Haredi partileri barındıran Netanyahu ittifakının 49 sandalyede kalması beklenirken, nüfusun yüzde 20’sini temsil eden ve 13 sandalye kazanması öngörülen Arap partileriyle ittifak yapılmasına muhalefet liderleri kapıyı kapatmış durumda. Essex Üniversitesi’nden Dr. Roy Zur ise sağ oyların bölünmesi durumunda muhalefetin iktidara gelebileceğini ancak pamuk ipliğine bağlı kırılgan bir koalisyon oluşacağını belirtiyor.

Muhalefet liderlerinin Filistin karnesi: Taviz yok

Analistler, Netanyahu karşıtı cephenin iktidara gelmesi durumunda dahi Filistin’e yönelik politikalarda radikal bir yumuşama olmayacağını liderlerin açıklamalarıyla ortaya koyuyor:

  • Gadi Eisenkot (Yashar): Filistin devleti fikrini “bir yanılsama” olarak nitelendiriyor. Mevcut yerleşimlerin güçlendirilmesini desteklerken, Batı Şeria’nın tamamen ilhak edilmesine ve bölgeyi ikiye bölecek tartışmalı E1 yerleşim projesine karşı çıkıyor. Gazze konusunda ise Hamas’ın tamamen silahsızlandırılması şartıyla masaya oturulabileceğini savunuyor.
  • Naftali Bennett (Birlikte): Kendisini “Netanyahu’dan daha sağcı” olarak tanımlayan eski başbakan, bağımsız bir Filistin devletine kesin biçimde karşı çıkıyor ve yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesini savunuyor.
  • Avigdor Liberman (Yisrael Beytenu): E1 projesini ve Batı Şeria’nın yüzde 60’ını oluşturan “C Bölgesi”nin tamamen İsrail’e ilhak edilmesini, kalan toprakların yönetiminin ise Ürdün’e devredilmesini talep ediyor.
  • Yair Golan (Demokratlar): Güvenlik kontrolünün İsrail’de kaldığı, tamamen silahsızlandırılmış ve “sorumlu bir ayrışma” temelinde şekillenen iki devletli formüle sıcak bakan tek muhalif lider konumunda bulunuyor.

Filistinli hukukçu ve analist Diana Buttu, muhalefet liderlerinin tamamının sahadaki askeri operasyonları ve yerleşim politikalarını ilkesel olarak desteklediğine dikkat çekiyor.

Olası hükümet sahada neleri değiştirebilir?

UCLA Siyaset Bilimi Profesörü Dov Waxman, muhalefet hükümetinin kurulması durumunda Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi aşırı sağcı isimlerin körüklediği radikal uygulamaların frenlenebileceğini öngörüyor. Yeni yönetimin E1 yerleşim projesini askıya alabileceğini ve Batı Şeria’daki fanatik yerleşimci şiddetine karşı kısmi denetim getirebileceğini belirten Waxman, Gazze’ye insani yardım girişlerinin daha düzenli hale gelebileceğini ifade ediyor.

Filistinli analist İhab Cabarin ise yeni bir yönetimin uluslararası ve ABD kaynaklı baskılara karşı daha esnek davranabileceğini belirtmekle birlikte, yapısal denetim mekanizmasının değişmeyeceğinin altını çiziyor: “Farklılık İsrail’in kontrolü sürdürüp sürdürmeyeceğinde değil, bu kontrolün nasıl meşrulaştırılıp yönetileceğinde ortaya çıkacaktır.” Uluslararası Kriz Grubu’ndan Amjad Iraqi de Filistinlilerin büyük bir dönüşüm beklemediğini, tek umudun sahadaki şiddetin ve yıkımın asgari düzeye indirilmesi olduğunu vurguluyor.

Netanyahu sonrası İsrail: Filistin için bir şey değişir mi?
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.