Netanyahu’nun gizli doktrini: ABD olmadan İran’ı vuracak mı?

Netanyahu, 10 maddelik yeni güvenlik doktrinini duyurdu: İran'a tek başına önleyici vuruş ve 3 eksenli bölgesel ittifak.

Netanyahu'nun gizli doktrini: ABD olmadan İran'ı vuracak mı?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, düzenlediği basın toplantısıyla ülkesinin yeni ulusal güvenlik mimarisini belirleyen 10 temel ilkeyi içeren kapsamlı bir güvenlik doktrini açıkladı. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu’nun (KAN) aktardığına göre, Netanyahu’nun yaklaşık on yıldır yayımladığı bu ilk strateji belgesi; 27 Ekim’de yapılacak erken genel seçimler öncesinde yarıştan derin endişe duyduğunu ve zaferden emin olmadığını itiraf ettiği kritik bir siyasi atmosferde kamuoyuyla paylaşıldı.

Doktrinin merkezinde Tahran yönetimi yer alırken, İsrail’in ABD desteği veya Washington ile ön koordinasyon olmaksızın dahi İran’ın nükleer programına karşı tek taraflı önleyici askeri operasyon düzenlemeye hazır olduğu vurgulandı.

Savunma doktrininde köklü makas değişimi: Önleyici vuruş

Metinde 7 Ekim 2023 tarihinin İsrail güvenlik paradigmasında köklü bir kırılmaya yol açtığı öne sürüldü. Gazze’den Yemen’e, Lübnan’dan İran’a uzanan askeri operasyonlarla “İran ekseninin boğma çemberinin kırıldığı” iddia edilen belgede, geleneksel askeri anlayışın terk edildiği ilan edildi.

Yeni doktrin uyarınca İsrail; tehditleri sınır boylarında karşılama ve pasif savunma taktiğinden vazgeçerek doğrudan “tehditleri henüz kaynağındayken önleme ve saldırma” prensibine geçiş yapacak. Önleyici hava harekâtları ve nokta operasyonlar bu yeni konseptin omurgasını oluşturacak.

Belgede ülkenin karşı karşıya olduğu temel riskler şu şekilde sıralandı:

  • Nükleer silah ve vekil güçler: Nükleer kapasite geliştirmeye çalışan İran ile Yemen’deki Husiler, Lübnan’daki Hizbullah ve Gazze’deki silahlı gruplardan oluşan bölgesel ağ.
  • Modern harp tehditleri: Hassas güdümlü füzeler, kamikaze insansız hava araçları ve kritik altyapıları hedef alan siber saldırılar.
  • İç güvenlik ve uluslararası baskı: “İçerideki düşmanlar” olarak tanımlanan unsurlar ile İsrail’i küresel alanda tecrit etmeyi ve gayrimeşru kılmayı amaçlayan uluslararası boykot kampanyaları.

Askeri ve teknolojik üstünlük: Yapay zekâ ve sınır duvarları

Yeni güvenlik vizyonu, İsrail ordusunun teknolojik ve operasyonel üstünlüğünün korunmasını zorunlu kılıyor. Dış kaynaklı silah tedarikine olan bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli savunma sanayiinin büyütülmesi hedeflenirken; yapay zekâ, kuantum hesaplama ve uzay teknolojilerinde liderliğin sürdürülmesi ilkesi benimsendi.

Doğu sınırından gerçekleşebilecek sızma girişimlerini ve İHA geçişlerini engellemek için yeni bir güvenlik duvarı inşa edildiğini bildiren Netanyahu; ihtiyaç duyulan tüm sınır hatlarında kademeli “tampon bölgeler” kurulacağını kaydetti.

“Halkın ruhu” ve tartışmalı yerleşim planı

Belgede yer alan “Halkın Ruhu” başlıklı maddede, ulusal birliğin güçlendirilmesi ve devletin Yahudi karakterinin muhafaza edilmesi çağrısı yapıldı. Bu çerçevede işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin genişletilmesinin teşvik edileceği ve diasporadaki Yahudi topluluklarıyla bağların tahkim edileceği açıkça taahhüt edildi.

Orta Doğu’yu 3 eksene bölen harita

Netanyahu, güvenlik doktrinini açıklarken resmi belgenin parçası olmayan ancak bölgesel ittifak vizyonunu yansıtan dikkat çekici bir Orta Doğu haritası sundu. Haritada bölge 3 ana kampa ayrıldı:

  • Mavi Eksen: İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin merkezinde yer aldığı, Etiyopya, Somaliland, Sudan’daki Hızlı Destek Güçleri (HDG), Libya’daki Halife Hafter güçleri, Güney Yemen ve Yunanistan’ı içeren müttefik blok.
  • Yeşil Eksen (“Sünni İttifakı”): Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır’ın oluşturduğu ana gövde; Suriye, Ürdün, Katar, Kuveyt, Filistin Yönetimi, Libya Ulusal Birlik Hükümeti ve KKTC’nin dahil edildiği çevre ülkeler.
  • Mor Eksen (“Direniş Ekseni”): İran ile Yemen, Lübnan, Irak ve Filistin’deki müttefik silahlı grupların oluşturduğu etki alanı.

Siyasi analistler, Netanyahu’nun seçimlere günler kala böylesine radikal bir güvenlik doktrini ve bölünmüş bölge haritası açıklamasını, güvenlik kaygıları üzerinden sağ seçmeni konsolide etme ve bölgesel çatışma riskini siyasi bir kalkan olarak kullanma hamlesi olarak değerlendiriyor.

Netanyahu’nun gizli doktrini: ABD olmadan İran’ı vuracak mı?
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.