İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, hükümeti ile Dini Lider Mücteba Hamaney ve ülke ordusu arasında görüş ayrılıkları bulunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan televizyon mülakatında konuşan Pezeşkiyan, yapılan spekülasyonların haksızlık olduğunu belirterek, hiçbir hükümetin Dini Lider’in belirlediği politikalar doğrultusunda kendi yönetimi kadar kararlı hareket etmediğini vurguladı.
Savaş ve diplomasi süreçlerinde Silahlı Kuvvetler, hükümet ve dışişleri bürokrasisi arasında tam bir uyum bulunduğunun altını çizen Pezeşkiyan, ABD’nin ülke içindeki farklı görüşleri istismar etmeye çalıştığını ifade etti.
İstifa iddialarına yanıt ve ABD ile mutabakat savunması
Görevini kararlılıkla sürdüreceğini ve istifa iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Pezeşkiyan, ABD ile imzalanan mutabakat muhtırasını güçlü bir şekilde savundu:
-
Ulusal Güvenlik Konseyi desteği: Pezeşkiyan, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin 13 üyesinden 11’inin (metinde belirtildiği üzere 12’sinin) mutabakatı onayladığını, bu adım sayesinde Lübnan’daki savaşın durdurulduğunu ve ablukanın hafifletildiğini aktardı.
-
İsrail’in oyununu bozma: Anlaşmayı “yenilgi” olarak nitelendirenlerin İsrail’in söylemlerine hizmet ettiğini belirten İran lideri, “İsrail savaşın sürmesini istiyor. Boyun eğmeden haklarımızı alabiliyorken neden İsrail’in istediği yolu izleyelim?” ifadelerini kullandı.
Komşu ülkelerle ilişkiler ve bölgesel durum
Komşu ülkelerle yaşanan krizlerin birçoğunun çözüme kavuşturulduğunu ve diplomatik ilişkilerin önemli ölçüde geliştiğini kaydeden Pezeşkiyan, İran’ın hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını belirtti. İsrail’in yayılmacı politikalarına dikkat çeken Pezeşkiyan, Tahran’ın kimseye güç gösterisi yapmayacağını ancak hiçbir baskıya da boyun eğmeyeceğini yineledi.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar sonucunda eski Dini Lider Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey komutan hayatını kaybetmişti. Haziran 2026’da imzalanan 14 maddelik geçici mutabakat; ateşkes, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği, yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve dondurulan varlıkların iadesini öngörüyordu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda 3 geminin hedef alınmasını gerekçe göstererek 8 Temmuz’da anlaşmayı sonlandırdığını duyurmuş ve askeri operasyonları yeniden başlatmıştı.



