Lazkiye kırsalındaki Düveyr Baabde köyünde 1926 yılında başlayan ve 1993 yılının ağustos ayında Şam’daki askeri cezaevinde son bulan hayatıyla Salah Cedid, Suriye Baas rejiminin en etkili figürlerinden biri olarak tarihe geçti. Ülkeyi uzun yıllar gölgeden yöneten ve “devlet başkanlarını belirleyen akıl” olarak tanınan Cedid’in siyasi serüveni, yol arkadaşı Hafız Esad’ın 1970’teki askeri müdahalesiyle hazin bir sonla noktalandı.
“Suriye Şimdi” platformunda yayımlanan “Salah Cedid: Gölgedeki Yönetici” adlı belgesel, modern Suriye tarihinin kırılma noktalarını ve ordu-siyaset ilişkisini kökten değiştiren bu figürün yükseliş ve çöküş sürecini gözler önüne seriyor.
Kahire’deki gizli daireden iktidarın zirvesine
Salah Cedid’in yükselişi, Mısır ile Suriye’nin birleştiği Birleşik Arap Cumhuriyeti döneminde (1959) başladı. O dönemde Kahire’ye tayin edilen beş Baasçı subay; Salah Cedid, Hafız Esad, Abdülkerim el-Cundi, Ahmed el-Mir ve Muhammed Ümran gizlice bir araya gelerek “Askeri Komite”yi kurdu. Bu çekirdek yapı, Suriye’de yönetimi ele geçirme planının merkez üssü haline geldi.
1961’de birliğin dağılmasının ardından ordudan uzaklaştırılan komite üyeleri, 8 Mart 1963 darbesiyle yeniden sahneye çıktı. Darbe günü Hafız Esad Dumeyr Hava Üssü’nü kontrol altına alırken, Salah Cedid ise orduyu ideolojik ve mezhepsel olarak yeniden yapılandıracağı “Subay İşleri Ofisi”nin başına geçti. Suriye modern tarihi araştırmacısı Ahmed Me’mun, Cedid’in bu hamleyle ordu içindeki kadrolaşmayı tamamen tekeline aldığını ve ordunun topluma yönelik bakışını kökten dönüştürdüğünü vurguluyor.
Üniformayı çıkarıp parti koltuğuna geçti
Salah Cedid, 1965 yılında herkesi şaşırtarak Genelkurmay Başkanlığı görevinden feragat edip Baas Partisi Genel Sekreter Yardımcılığı koltuğuna oturdu. Cedid, devleti yöneten asıl meşru gücün parti teşkilatı olduğuna inanıyordu. 23 Şubat 1966’da partinin kurucu kadrolarına ve tarihi liderliğine karşı bir darbe daha organize eden Cedid, radikal sosyalist politikaları tavizsiz şekilde uygulamaya koydu.
Ancak bu adım, pragmatist ve ordu içinde güç toplamayı sürdüren Savunma Bakanı Hafız Esad ile arasındaki ilk derin çatlağı oluşturdu. Cedid parti karar mekanizmasını elinde tutarken, Esad silahlı kuvvetlerin doğrudan komutasını güçlendirdi.
İttifakı bitiren yenilgi: 1967 savaşı ve Kara Eylül
1967 Altı Gün Savaşı’nda Golan Tepeleri ve Kuneytra’nın kaybedilmesi, iki ortak arasındaki ipleri kopardı. Karşılıklı ihanet suçlamaları tırmanırken, Cedid’in en kritik güvenlik dayanağı olan Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Abdülkerim el-Cundi’nin 1969’daki intiharı dengeleri Esad lehine çevirdi.
Son kırılma ise 1970 yılında Ürdün’de yaşanan “Kara Eylül” olayları sırasında gerçekleşti. Salah Cedid’in Filistinli direnişçileri desteklemek amacıyla Ürdün’e zırhlı birlikler sevk etmesi emrine rağmen, Savunma Bakanı Hafız Esad Suriye kara birliklerine hava koruması sağlamayı reddetti. Ağır kayıplar veren Suriye birlikleri geri çekilmek zorunda kaldı.
23 yıllık zindan ve hazin veda
Kasım 1970’te Şam’da toplanan Baas Partisi 10. Ulusal Kongresi’nde delegelerin çoğunluğunu arkasına alan Cedid, Hafız Esad ve Genelkurmay Başkanı Mustafa Tlas’ı askeri görevlerinden azletme kararı çıkardı. Ancak bu karar kâğıt üzerinde kaldı. 13 Kasım 1970’te Esad’a bağlı askeri birlikler harekete geçerek parti merkezini bastı. “Düzeltme Hareketi” adı verilen müdahaleyle Cedid, Devlet Başkanı Nureddin el-Etasi ile birlikte tutuklanarak Mezze Askeri Cezaevi’ne atıldı.
Salah Cedid, hiçbir yargılama ve mahkeme kararı olmaksızın tam 23 yıl boyunca tek kişilik hücrede tutuldu. Cezaevi idaresinin ve yakınlarının Esad’dan af dilemesi yönündeki tüm tavsiyelerini geri çevirerek hiçbir şartta taviz vermedi.
Ağustos 1993’te, Rus yazar Dostoyevski’nin “Ezilenler” romanının bir sayfasına kızı Vefa’ya hitaben yazdığı mektubunda, kızını gardiyansız ve engelsiz görebilme hasretini kaleme alan Cedid, bu satırlardan yalnızca 12 gün sonra zindanda hayatını kaybetti. Baas rejiminin güvenlik aygıtını inşa eden ve orduyu siyasetin merkezine çeken Cedid, kendi kurduğu baskıcı sistemin kurbanı olarak hayata veda etti.

















